Temiz » Hikayeler » Tarihi Hikayeler » Aziz Mahmut Hüdayi hazretleri ve KAyserili Halil paşa
Aziz Mahmut Hüdayi hazretleri ve KAyserili Halil paşa
1600 senelerinde Osmanlı tahtında, Sultan I. Ahmed bulunuyordu. Daha yaşı küçük olduğu için bunu fırsat bilen âsiler ve bazı eyalet valileri devlete isyan etmiş, Anadolu’da huzur ve sükun kalmamıştı. İşte bu sıralarda Padişah, Üsküdar’da bulunan Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerini sık sık ziyaret edip himmet ve dularını istiyordu. Padişahın bu zata olan muhabbeti sebebiyle bir çok asker ve devlet erkanı da ona talebe olmuşlardı. Bunlardan biri de Yeniçeri Ağalarından Kayserili Halil Ağa idi. Halil Ağa, Anadolu’da isyan çıkaran Celalilerden, Canbolatoğlu üzerine gönderilen askeri birlikte vazifeliydi. Onu çok seven hocası Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri, bir mektup göndere rek müridini şu sözlerle teşyi ediyordu: “Canboladzâde-i bed-nihâd, nimet-i celile-i padişahî ile peşvereş bulmuşken, velinimeti ne âsî ve âk ve dahil-i zümre-i şikak ve nifak olmağın min canibillah dest-i kuvvet ve bazu-yu takat ve itibar-i şikeste olmuştur. Bila tereddüd üzerine varmanız ümmet-i Muhammed’e nâfi ve bunun hakkından gelinmek ırk-ı cümle-i ehl-i fesâdı kâtı’ olmak biiznillah melfuzdur.
”Bu mektup Halil Ağa’ya ulaştığında seferin serdarı Kuyucu Murad Paşa, Celalilere karşı yapılacak cengi tehir etmişti. Ancak mektubu okuyan Halil Ağa, bunu Murad Paşa’ya iletti ve hemen eşkıyaya karşı hücuma kalkıp onları darmadağın ettiler.Daha sonra da Calalilerin elinde bulunan Haleb kalesini muhasara ettiler. Bu sırada yine Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerinden askeri teşvik eden bir mektub geldi. Şevke gelen Osmanlı askeri kaleyi hemen zaptedip eşkıyayı ortadan kaldırdı. Halil Ağa daha sonra Paşalığa terfi ederek Kaptan-ı Deryalığa getirildi. Her sefere çıkışından önce hocasını ziyaret eder ve dualarını alırdı. Malta üzerine yapılan sefer sırasında yine hocasından bir mektup geldi ve bir çok ganimetlerle geri döndü. Daha sonra Sadrazamlığa getirilen Halil Paşa, İran üzerine yapılan sefere serdar tayin edildi. Yine bu seferden önce de Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerinin elini öpüp dualarını aldı. Onunla beraber bütün vezirler, paşalar ve ağalar da gelerek mübarek zatın dualarını aldılar. Hüdayi hazretleri, tam atına bineceği sırada Halil Paşa’ya, sırtından çıkardığı hırkasını giydirdi. Bu seferden de Osmanlı ordusu büyük bir zaferle döndü. Tabii, evliyanın duasına mazhar olduğu için. Beyt: Andan ider ehl-i Hüdâ kesb u feyz Himmeti deryasına yok hadd ü gayzHalil Paşa 1628’de tekaüde ayrılınca hocasının deraghıda münzevi bir hayat sürdü. Ertesi sene de vefat etti ve hocasının türbesinin yanına defnedildi.
Bu yazi 2007-12-23 tarihinde, -- tarafindan eklendi
Alt Kategoriler
- Dini Hikayeler
- Komik Hikayeler
- Bilim Kurgu Hikayeleri
- Sevgi Hikayeleri
- Tarihi Hikayeler
- Ilginc Hikayeler
- Basari Öyküleri
- Korku Hikayeleri
- Dostluk Hikayeleri
- ibretli Hikayeler
- Kahramanlik Hikayeleri
- Nükteler
- Hazir Cevaplar
- Ask Hikayeleri
- Türkü Hikayeleri
- SEN DE EKLE
Ana Bölümlerimiz
- Anasayfa
- Tüm Konular
- Hikayeler
- Fikralar
- Masallar
- Efsaneler
- Biyografiler
- Destanlar
- Nasihatlar
- Videolar
Hikaye Sitelerinden
- Ihya Hikayeleri
- Zehirliok Hikayeleri
- Dini Hikaye ve Kissalar
- KeskinBicak Hikayeler
- Hidayet Öyküleri
- Dini Hikayeler
- Sahabelerin Hayatlari
- Molla Cami Hikayeler
- Videolar ve Hikayeler
- Islami Kariyer Hikayeleri
sitemizde su an teknik calismalar oldugu icin bazi konu ve bölümlere ulasamaya bilirsiniz. anlayisiniz icin tesekkür ederiz. En kisa zamanda sitemizi daha da güzellestirecegiz insaallah.