Temiz » Hikayeler » Tarihi Hikayeler
Tarihi Hikayeler
Eba Eyyüb-el Ensari Hz.leri
Hikaye malümdur bilirsiniz ama hem tarihi hemde ibretlik bir hadiseolduğu için kısa kısa yazmayı istedim
Peygamber efendimiz s.a.v devesinin üzerinde,yanında biricik dostu Hz. Ebu Bekir ile beraber Medine i münevvereye gideceklerdi O esnada efendimiz s.a.v “Allahım benim için en hayırlı olanı seç ve bana hayırlı kıl” hadisini irat ediyordu.Yolu üzerinde Ensardan bazılarının evleri vardı.
Dahi hünkar Fatih Sultan'a mektuplar...
Hayatından daima feyz alacağımız gönül sultanları arasında müstesna bir yeri olan Hacı Bayram Veli, nice "gönüller hâk etmiş", nice veliler yetiştirmiş, ilim ve irfan hayatımıza nice hizmetler vermişti. Bu arada Osmancık Medresesinin ünlü müderrisi Mehmed Şemseddin'i de "Akşemseddin" olarak insanlığın hizmetine sunmuştu.
Mikrobun kâşifi, kalplerin ve ruhların tabibi olan "2.Lokman" diye şöhret bulan Akşemseddin, –çokların kırk yıl beklediği pîr ocağında– iki–üç senede kemâle ermiş, hilâfet tâcı giyerek irşad postuna oturmuştu.
Herman'ın Öyküsü
1914 yılında, Birinci Dünya Savaşı’nda savaşmış bir askerin, Herman’ın öyküsü…
Patlamalar, haykırışlar, kan ve ölüm… Yalnızca bunların yaşandığı cephede, Herman’ın da katıldığı bir savaş tüm şiddetiyle devam ediyordu. Askerler, her türlü insanca duyguyu unutmuş gibiydiler. Düşmanlarını öldürmeden önce, bir an durup onların gözlerine bakıyorlardı. O gözlerde gördükleri korku ve acıdan etkilenmiyorlardı. Kendi korkuları her şeyin ötesindeydi.
Karınca ve Kanuni
Kanûnî Sultan Süleyman merhum, Topkapı Sarayı’ nın bahçesindeki ağaçlarda mebzûl miktarda
karınca görülmesi üzerine, kurtulmak için çare araştırır ve ağaçların gövdelerine ve diplerine kireç
tatbik edilirse meselenin çözüleceğini öğrenir.
Fakat ilim ehlinden izin almadan yapmak istemez ve Zenbilli Ali Efendi’ ye meseleyi sorar.
O seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir..
Habib Baba, 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır,fakirdir,gariptir.Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.
Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul'a gelmiştir.Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... Bedenini de ruhuna denk kılmaktır.
Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez.
'Bugün' der, 'Sultan Murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.'
Habib baba üzülür... Rica, minnet eder, yalvarır...
Şen Olasın Ürgüp (Cemal'ım)
Türkü, öldürülen Cemal'e, karısı Şerife tarafından yakılmıştır. Şerife, 90 yıldan fazla yaşamış, 30 Kasım 1993 günü vefat etmiştir. 14-15 yaşlarında Cemal'le evlenmiş, mutlu geçen birkaç yılı Cemal'in öldürülmesiyle sona ermiş, bu hadiseden sonra bir oğlu ile ortada kalmıştır. Bu hadisenin oluş şekli ve ona yakılan ağıtı/türküyü bana, Şerife'nin daha sonra evlendiği Hayrullah'tan olan oğlu İsmet Aksoy göndermiştir.* Cemal'in öldürülme hadisesi ve türkünün tam metni şöyledir:
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bu türküyü dinleyen herkesin kafasında bir soru belirir. Kim bu Kiziroğlu Mustafa Bey ? Köroğlu ile ne ilgisi var? Bu türküyle ilgili birçok söylenti var ama en ilginci sanırım bu. Kizir, Kars'ın Susuz kazasına bağlı bir köydür. Bu köy Kısır dağlarının geniş eteklerine kurulmuştur. Köyün dört bir yanından ise soğuk pınarlar akar. Köy düz toprak damlı evlerden oluşmaktadır ve köyün hakim bir yerin de de bir kale kalıntısı vardır. Köylüler Kiziroğlu'nun kalesi derler buraya. Kiziroğlu bu köyde yaşamış ve bura da efsaneleşmiştir derler.
İşte Osmanlı
19.yüzyılda Almanya nın Mülhaym şehrindeki Ren nehrinin bir yakasında Almanlar, öbür yakasında da Fransızlar oturuyordu.
Fransızlar, her sene nehrin Almanlar'daki kısmına geçip mahsulün tümünü toplayıp götürüyorlardı.
O sıralar, birliğini temin edemeyen güçsüz Almanlar ise buna fazla ses çıkaramıyorlardı tabiî. Her sene böyle olunca çareyi Osmanlı Sultanına durumu yazıp, imdat istemekte bulurlar.
Mektupta şöyle denmektedir:
Biz seni uyanık bilirdik
İstanbul'da kenar semtlerden birinde oturan yaşlı bir kadın, padişahın huzuruna çıkmak istediğini saraydaki görevlilere bildirmiş. Bunun üzerine sultanın karşısına çıkarılmıştı. Yaşlı kadın:
Evinin soyulduğunu ve bu olaydan padişahın sorumlu olduğunu söyleyerek, şikayette bulunur. Bunun üzerine hiddetlenen Kanuni:
Sır saklamak
Yavuz Sultan Selim,birçok Osmanlı Padişahı gibi, devletin selameti için sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir keresinde,vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
-Sen sır saklamasını bilir misin? diye sormuş.
Alt Kategoriler
- Dini Hikayeler
- Komik Hikayeler
- Bilim Kurgu Hikayeleri
- Sevgi Hikayeleri
- Tarihi Hikayeler
- Ilginc Hikayeler
- Basari Öyküleri
- Korku Hikayeleri
- Dostluk Hikayeleri
- ibretli Hikayeler
- Kahramanlik Hikayeleri
- Nükteler
- Hazir Cevaplar
- Ask Hikayeleri
- Türkü Hikayeleri
- SEN DE EKLE
Ana Bölümlerimiz
- Anasayfa
- Tüm Konular
- Hikayeler
- Fikralar
- Masallar
- Efsaneler
- Biyografiler
- Destanlar
- Nasihatlar
- Videolar
Hikaye Sitelerinden
- Ihya Hikayeleri
- Zehirliok Hikayeleri
- Dini Hikaye ve Kissalar
- KeskinBicak Hikayeler
- Hidayet Öyküleri
- Dini Hikayeler
- Sahabelerin Hayatlari
- Molla Cami Hikayeler
- Videolar ve Hikayeler
- Islami Kariyer Hikayeleri
sitemizde su an teknik calismalar oldugu icin bazi konu ve bölümlere ulasamaya bilirsiniz. anlayisiniz icin tesekkür ederiz. En kisa zamanda sitemizi daha da güzellestirecegiz insaallah.