Temiz » Hikayeler » Sevgi Hikayeleri
Sevgi Hikayeleri
Harika Yemek
AŞÇILIĞIYLA ün yapmış yaşlı bir kadın, akşam yemeğine gelecek olan oğlu ve yeni gelini için yine mutfağına kapanmış, yemek yapıyordu. Aynı akşam yemeğe eski bir aile dostu da davetliydi.
Beklenen misafirler gelip sofraya oturduklarında çok şaşırtıcı bir durumla karşılaştılar. Yaşlı kadının o gece yaptığı yemekler değme oburların bile iştahını kapatacak kadar berbattı. Tatlılar un kokuyordu, patatesler yanmıştı, köfteler ise neredeyse hiç pişmemişti. Oğlu, yeni gelini ve aile dostu, kadıncağıza durumu farkettirmemek için ellerinden geleni yaptılarsa da, yemek sırasında pek iştahlı göründükleri söylenemezdi.
Büyümeyen Çocuk
Sabah Anne, oğlunun odasına girdi ve onu uyandırdı
'Haydi oğlum, uyan artık... Okula geç kalacaksın...' Oğlu, yarı açık gözlerle annesine baktı ve uykulu bir sesle :
'Fakat anne, bugün okula gitmek istemiyorum' dedi. Anne, oğlunun isteğine karşı çıktı.
'Okula neden gitmek istemiyormuşsun bakayım?' dedi. 'İki ciddi neden söyle bana...'
Oğlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini yanıtladı:
Haziranda Kar İstemek
Annesi çok enteresan bir hâdise anlattı:
Özürlü çocuğunun bu dünyada en çok istediği şey top oynamakmış. Fakat mahalle çocukları onu oyuna bir türlü almıyorlarmış. Garibim saha kenarına oturuyor, içini çekerek onları seyrediyormuş. Bıkmadan usanmadan; “Ben de oynasam.” diyor, ama her seferinde tersleniyormuş. Birgün bütün cesaretini toplayıp takım kaptanına sormuş:
- Bir kere olsun sizinle oynayamaz mıyım?
Kaptan, çocuğa alaylı alaylı sırıtarak demiş ki:
Mükemmel Kalp
Genç bir adam kendi kalbinin yörenin en güzel kalbi olduğunuilan etmişti. Onu görenlerde bunu onaylamıştı.Birden kalabalığı tam ortadan yaran yaşlı bir adam genç adama doğru yürüdü ve :
"Ne için senin kalbin benim ki kadar güzel değil "dedi.
İşte tam o anda kalabalık ve genç adam yaşlı adamın
kalbine doğru baktılar. Çok hızlı çarpıyordu fakat içinde çok fazla yara ve zaten çok az kalan boşluklarda çentikler vardı,
Biz evlenince bir çift ayakkabı mı olacağız?
Bu bir gelenekti,
gelinlik kız kulağını kapıya dayar dinlerdi..
genç kız kalbini kadere dayar beklerdi..
Kapının pervazına dokununca, sivrilmiş bir kıymık elini hafifçe çizdi. Bir kaç kandamlası birikti, karardı ama akmadı. Küçük bir “ah” dedi ve sonra yuttu bu “ah”ı.
İçeride bir dünya kurulduğunu biliyordu ama ya bu dünya kalbinin enkazı üstüne kuruluyorsa? Gittikçe sıkıntı bastı.
Bir Çift Kundura
Onyedinci asır başlarında Dalmaçyada Nadin Kasabasında Sancak Beyinin ahırında uşak olarak çalışan on üç yaşında bir çocuk vardı.
Herkes tarafından horlanan bu kimsesiz çocuğa bir gün bir dul kadın acımış ve çıplak ayaklarına, kocasından kalmış kocaman bir çift partal kundura giydirmişti.
Nadin'den bir vazife ile bir Kapıcıbaşı geçti. Sancak Beyinin konağında misafir oldu ve küçük ahır uşağının zekâ ile pârlayan gözleri ve kir tabakaları altında kaybolmuş güzelliği nazarı dikkatini çekti, çocuğu yıkatıp temizlettikten sonra alıp İstanbul'a getirdi.
'Küçük' mutluluk: 'Bir lira'lık hayat dersi
OKUDUĞUM HİKÂYE beni geçmişimle bir hesaplatmaya itmişti. Küçük bir kızın ‘sevgi öyküsü...’
Eli oyuncaklara gidip gidip, babasının olumsuz anlamda başını sallaması sonucu çok sevdiği ve istediği Pokemon yerine bir yapıştırma alıp, alışverişini bitiren bir çocuk vardı hikâyede. Ve diğer yanda, daha iyi giyimli ve Barbie bebeklerin arasından en güzelini seçmiş ve babasına sorduğu “Yeterli param var mı?” sorusuna olumlu yanıt aldığı halde kendini kaybetmemeyi başarmış, küçük elli, koca yürekli bir de kız.
Çocuk Gözüyle Bakabilmek
Babası İspanya ın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapisanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her haftasonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapisaneye giderdi. Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında yanında götürdü ancak hapisane kurallarına göre özgürlügü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı.
Benim Adım KARTANESİ...
Benim adım kartanesi. Bir bulutun karnından doğdum. Ama hikâyem, Afrika’nın uçsuz bucaksız çöllerinde başladı. “Bir kar tanesinin hikâyesi nasıl olur da çöllerde başlar?” diye meraklandıysanız, anlatacaklarımı dinlemelisiniz. Daha önce böyle bir hikâye dinlemiş olsanız bile, dinleyin beni. Çünkü bir kar tanesinin hikâyesi, bir başka kar tanesinin hikâyesiyle—emin olun—asla aynı değildir.
Dört Mum
Dört mum yavaşça yanıyordu,ortam çok sessizdi ve konuşmaları duyuluyordu..
1. mum konuştu:
-Ben "barışım" dedi.Hiç kimse benim yanık kalmamı istemiyor biliyorum ki
söneceğim dedi.
kısa bir süre sonra alevi azaldı ve söndü.
Alt Kategoriler
- Dini Hikayeler
- Komik Hikayeler
- Bilim Kurgu Hikayeleri
- Sevgi Hikayeleri
- Tarihi Hikayeler
- Ilginc Hikayeler
- Basari Öyküleri
- Korku Hikayeleri
- Dostluk Hikayeleri
- ibretli Hikayeler
- Kahramanlik Hikayeleri
- Nükteler
- Hazir Cevaplar
- Ask Hikayeleri
- Türkü Hikayeleri
- SEN DE EKLE
Ana Bölümlerimiz
- Anasayfa
- Tüm Konular
- Hikayeler
- Fikralar
- Masallar
- Efsaneler
- Biyografiler
- Destanlar
- Nasihatlar
- Videolar
Hikaye Sitelerinden
- Ihya Hikayeleri
- Zehirliok Hikayeleri
- Dini Hikaye ve Kissalar
- KeskinBicak Hikayeler
- Hidayet Öyküleri
- Dini Hikayeler
- Sahabelerin Hayatlari
- Molla Cami Hikayeler
- Videolar ve Hikayeler
- Islami Kariyer Hikayeleri
sitemizde su an teknik calismalar oldugu icin bazi konu ve bölümlere ulasamaya bilirsiniz. anlayisiniz icin tesekkür ederiz. En kisa zamanda sitemizi daha da güzellestirecegiz insaallah.