Nükteler
Bir dolar ile yüz dolar
Bir dolar ile yüz dolar
BİR GÜN, bir dolar ile yüz dolar bir cüzdanda biraraya gelmişler ve çabucak ahbap olup hayat tecrübeleri hakkında konuşmaya başlamışlar.
Yüz dolarlık banknot:
“Benim ihtişamlı bir yaşantım oldu” demiş bir dolara. “Gezmediğim lüks otel kalmadı desem yeridir. Dünyanın en zengin 500 insanı listesine giren sekiz-on kişinin elinden geçtim. Bir ülkeden diğerine uçtum. İki Amerikan başkanının cebine girdim. Bir keresinde Prenses Diana alışveriş için beni kullandı...”
Bir dolar, bu anlatılanları hayranlıkla dinleyip boynunu bükmüş:
“Benim böyle ihtişamlı bir hayatım olmadı” demiş. “Ben de, o adamın cebinden bu hayır kurumuna, oradan şu gariban adama, oradan bir markete, oradan bir cebe, oradan yine bir hayır kurumuna döndüm dolaştım durdum...”
Neşeli öyküler.
Git, Canını Kurtar
Biri arkadaşına: - "Haydi; bizim eve gidelim de ekmekle tuz yiyelim" dedi. Adamcağız "Ekmekle tuz"un leziz yemeklere kinaye olduğunu düşünüp arkadaşıyla birlikte yola koyuldu. Ama gerçekten de önüne birkaç somun ekmekle tuz konulunca şaşırdı kaldı; ama sesini de çıkarmadı. Derken kapı çalındı. Bir dilenci gelmişti. Ev sahibi: - "Git, yoksa yaralarım seni!" dedi. Misafirin sabrı tükenmişti. Dilenciye döndü ve | |
Söyle
Bir dilenci Isfahan zenginlerinden birinin evine gelip kapıyı çaldı ve bir şeyler istedi. Ev sahibi uşağına :
- Mübarek; Kamber'e söyle. Kamber de Yakut'a söylesin; dilenci için bir şeyler hazırlasın.
Dilenci:
- Allahım, Cebrail'e söyle. Cebrail Mikail'e, Mikail İsrafil'e, İsrafil de Azrail'e ev sahibinin canını almasını söylesin!
Böyle biri geldimi?
Kanuni Sultan Süleyman şehzadelerini sünnet ettirdiği sırada oldukça görkemli bir tören yaptırır. Ondan daha öncede vezir Makbul İbrahim Paşada muhteşem bir düğün yaptırmıştı. Bu düğüne Kanuni Sultan Süleyman'ı davet etmişti. Kanuni Sultan Süleyman bir vesileyle İbrahim Paşa'ya
- Senin düğünle, benim düğünü nasıl buluyorsun? Hangisi daha mükemmel? diye sorar. İbrahim Paşa ;
- Benim düğünüm, der. Padişah şaşkın bir şekilde sebebini sorar. Paşa der ki:
-Efendim, benim düğünümü zamanın koca bir padişahı şereflendirdi.
Lakap
Abbasî soyundan biri hilafet iddiasında bulunmuştu. Öte yandan son derece kan dökücü zalim biriydi. Bir gün nedimini çağırdı:
- Bana bir lakap bul; ne bileyim, Mu'tasımbillah, Mütevekkilalallah gibi.
Nedim: Neûzübillah olsun efendim!
Alt Kategoriler
- Dini Hikayeler
- Komik Hikayeler
- Bilim Kurgu Hikayeleri
- Sevgi Hikayeleri
- Tarihi Hikayeler
- Ilginc Hikayeler
- Basari Öyküleri
- Korku Hikayeleri
- Dostluk Hikayeleri
- ibretli Hikayeler
- Kahramanlik Hikayeleri
- Nükteler
- Hazir Cevaplar
- Ask Hikayeleri
- Türkü Hikayeleri
- SEN DE EKLE
Ana Bölümlerimiz
- Anasayfa
- Tüm Konular
- Hikayeler
- Fikralar
- Masallar
- Efsaneler
- Biyografiler
- Destanlar
- Nasihatlar
- Videolar
Hikaye Sitelerinden
- Ihya Hikayeleri
- Zehirliok Hikayeleri
- Dini Hikaye ve Kissalar
- KeskinBicak Hikayeler
- Hidayet Öyküleri
- Dini Hikayeler
- Sahabelerin Hayatlari
- Molla Cami Hikayeler
- Videolar ve Hikayeler
- Islami Kariyer Hikayeleri
sitemizde su an teknik calismalar oldugu icin bazi konu ve bölümlere ulasamaya bilirsiniz. anlayisiniz icin tesekkür ederiz. En kisa zamanda sitemizi daha da güzellestirecegiz insaallah.