Temiz » Fikralar » Nasreddin Hoca

Nasreddin Hoca

Söyle bari

Hoca ormana gitmiş.Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye.Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca'ya seslenmiş:- Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş.Az sonra dal kırılmış.Hoca, cumburlop düşmüş.Düştüğü yerden perişan seslenmiş:

Devamini Oku

Benden borç isteme

Bir gün Nasrettin hocanın aldığını geri vermeyen bir arkadaşı:
-Hoca efendi senden bir isteğim var demiş.
Hoca adamın yine para isteyeceğini anlamış ve;
-Benimde senden bir isteğim var,önce sen onu yerine getir,sonra kendi dileğini söyle demiş.

Devamini Oku

Mum ateşiyle pişen yemek...

Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek. Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere :

-- Tamam demiş. İddiayı kazandım.

Devamini Oku

Eşeğin yönü ters!..

Bir gün Hoca eşeğe yüzü arkaya bakacak şekilde yanlış oturmuş.

- Hoca, diye seslenir insanlar, eşeğine ters biniyorsun!

Hoca;

Devamini Oku

Sakadan hic hoslanmam

Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyormuş. etrafındaki esnafları seyrediyor. bu sırada ensesine bir tokat geliyor.

Devamini Oku

Hocanin Kavugu

Hoca bir gün arkadasiyla konusuyormus arkadasi demis ki:

Devamini Oku

Hansel ve gratel

 Grimm Kardeşler
Bir zamanlar Hansel ve Gretel adında iki kardeş varmış. Anneleri onlar daha bebekken ölmüş. Odunca olan babaları, anneleri öldükten birkaç yıl sonra tekrar evlenmiş. Oduncunun yeni karısı hali vakti yerinde bir aileden geliyormuş. Ormanın kıyısında virane bir kulübede oturmaktan ve kıt kanaat yaşamaktan nefret ediyormuş. Üstelik üvey çocuklarını da hiç sevmiyormuş.
Hansel ve Gretel çok soğuk bir kış gecesi, yataklarına yatmış uyumaya hazırlanırken, üvey annelerinin babalarına, “Çok az yiyeceğimiz kaldı. Eğer bu çocuklardan kurtulmazsak, hepimiz açlıktan öleceğiz,” dediğini duymuşlar.
Babaları bağırarak karşı çıkmış. “Tartışmaya gerek yok,” demiş karısı. “Ben kararımı verdim. Yarın onları ormana götürüp bırakacağız.”
“Endişe etme,” diyerek kardeşini teselli etmiş Hansel. “Evin yolunu buluruz.” O gece Hansel geç saatlerde gizlice dışarı çıkmış ve cebine bir sürü çakıl doldurmuş.

Devamini Oku

Ateş düştüğü zaman

 

Nasreddin Hoca'nın evine tüccar  arkadaşı misafir olmuş.Hoca ona mantı pişirip getirmiş.Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış.Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş :  
-Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız.   
Hoca hemen :  
-Boğazıma ateş düştüğü zaman, demiş. 

 

Devamini Oku

Baklava

 Hoca akşamleyin eve doğru yürürken, baklava seven bir köylüyle karşılaşır.
- Hocam, biraz önce bir adam büyük bir tepsi baklava götürüyordu

-Bana ne!

- Fakat adam tepsiyi sizin eve götürüyordu.

- O zaman sana ne!

Devamini Oku

İnşallah

 Hoca evde karısıyla beraber oturmuş ertesi günün planını yapıyordu. Karısına dedi ki:
- Eğer yarın hava güzel olursa ormana ağaca giderim, iyi olmazsa hamama.Karısı Hocayı uyarmış:
- İnşallah de Hocam. Hoca:
- Hanım ne var bunda yarın hava ya iyi olur ya kötü ne var bunda.Ertesi gün olur ve sabah namazından sonra bulutsuz ve güneşli havaya gören Hoca keyifle ormanın yolunu tutar. Köyden epeyce uzaklaşmıştır ki askeri bir birlikle karşılaşır. Askerler Hocadan komşu kasabanın yolunu tarif etmesini isterler fakat askerlerle uğraşmak istemeyen Hoca bilmiyorum deyince komutan Nasreddin Hocaya:
- Kavuğundan utan bir de yalan söylüyorsun! Çabuk düş önümüze ve en kısa yoldan bizi Sivrihisara götür! diye hep kızar hem de yolda rehberlik etmesini emreder. Hoca askerlerle birlikte onca yolu teper ve Sivrihisara ulaşıp serbest kalınca tekrar evinin yoluna koyulur. Bu sırada nereden geldiği belirsiz kara bulutlar güneş batmadan her yeri karartırlar. Bir şimşek ardına bir gümbürtü, rüzgâr fırtına derken bardaktan boşanırcasına yağmur başlar. Ancak gece yarısından sonra eve varabilen Hoca ayaklarına karasular inmiş, yarı ölü vaziyette kapının eşiğine yığılır. Kapının tokmağına güçlükle dokunur. Karısı içerden kim o ?diye seslenince, Hoca binbir güçlükle:
- İnşallah benim karıcığım. diyebilr.

Devamini Oku

« geri 1 2 3 4 5 6 7    ileri »
YEMEK | güvenlik sirketi | forex | kompresör | Tabela | huzurevi | kablo | konteyner | Kompresör | KADIN | çelik kapi | hastaneler | otomatik kapi | bademcik | BEBEK | BIZ

ihyaList - ihya.org kaliteli siteler arsivi Popüler Siteler