Temiz » Nasihat ve Tavsiyeler » Nasihatlar
Nasihatlar
Hayat Aceleye Gelmez
Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış. Bu adam çalışmak amacıyla çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş.
Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş.Yolda yürürken köşe başında birisi "Bir nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe" diye bağırıyormuş.
Bir insanı tanıma yolları nelerdir?
'Bir adam Hz. Ömer (r.a.) 'in yanında bir hususta şâhitlikte bulunmuştu. Ömer ibnü'l-Hattâb hazretleri ona,
' Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir, dedi.
Orada bulunanlardan birisi,
' Ben onu tanıyorum, deyince Hz. ömer,
' Nasıl bilirsin? diye sordu. O da,
Kaptansız Gemi Olur Mu?
İmam-ı Azam Ebu Hanife'ye (rah) bir grup inkarcı insan gelmişti. Bunlar Allahu Teala'nın varlığını ve alemlerin yaratıcısı olduğunu inkar ediyorlardı. Bu meseleyi İmam-ı Azam'la tartışmak ve müslümanları şüpheye düşürmek istiyorlardı. Adamların niyet ve dertlerini bilen İmam-ı Azam (rah), söze şöyle başladı:
Su gibi ol

Şimdi sen su olduğunu düşün. Su kadar özel,
su kadar faydalı ve su kadar çok... Tükenmez...
İnanıyorum ki, gerçekten de öylesin. Ama ister çesmelerden dökül,
ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak, dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani; seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...
Unutma! Daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin...
Gürültünün parçası olursun sadece.
Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü; su nasılsa burada,
lüzum yok ki suyu kana kana içmeye diye düsünürler...
Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi!
Hayatımı Yeniden Yaşayabilseydim (Emma Bombeck)
Emma Bombeck Avustralyada kanserden öldü. Okuyacağınız yazıyı, kanser olduğunu öğrendikten sonra kaleme almıştı:
Hayatımı Yeniden Yaşabilseydim Eğer;
Hastayken yatağa girer, dinlenirdim. Ben olmadığım zaman herşey kötüye gidecek gibi düşünmezdim.
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz, yakardım..
Daha az konuşur ama daha çok dinlerdim..
Yerler . kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..
Oturma odasında TV seyrederken patlamış mısır yer ve şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda, leke olacak diye daha az korkardım..
Mutluluk Nerede?
Uzun bir süredir tam da yasamak istedigin hayatini yasamaya baslayacagini düsünegeldin. Fakat bunun için önünde hep bir engel oldu; önce yapilmasi gereken bir sey, bitirilmesi gereken bir is, çalisilmasi gereken bir süre, ödenmesi gereken borçlar. Bunlarin hepsi bittikten sonra hayatinin baslayacagini düsündün. Fakat bu arada hayat kendi hiziyla akip gitti. Hala daha o engelleri asmaya çalistigin bugünlerde bir de baktin ki, engellerle yasadigin geçmisin hayatin ta kendisiymis. Yoksa onlari da tatli bir nostalji duygusuyla aniyor ya da anlatiyor olamazdin. O halde simdi hayatina bak. Engelleriyle, yapilmasi gereken islerle, ödenmesi gereken borçlarla yillar sonra tatli bir nostalji olacak bir hayat yasiyorsun. Hayatin tâ kendisidir simdi yasadigin. Engellerler, borçlar, bitmemis isler, telaslar, sikisikliklar... hepsi hayatin kendisi.
Mutlulugu erteleyip durma. Mutlulugun varilacak bir yer degil; yürüdügün yol oldugunu unutma. Unutma ki, zaman kimseyi beklemez. Ne okulun bitmesini, ne hiç borcunun kalmamasini, ne bir ev sahibi olmayi, ne çocuklarinin büyümesini, ne emekli olmayi, ne baharin gelmesini bekle! Mutlu olmak için simdiki zamandan daha uygun bir zaman yok!
Ahmed Bin Hanbel Hazretlerinden Nasihatler
Ahmed ibni Hanbel'e; "Her gün sabahtan akşama kadar câmide ibâdet edip, Allahü teâlâ benim rızkımı nereden olsa gönderir, diyen bir kimse nasıl bir adamdır?" diye sorulduğunda; "Bu kimse câhildir. İslâmiyetten haberi yoktur. Çünkü, Resûlullah sallAllahü aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Allahü teâlâ benim rızkımı süngümün ucuna koymuştur." Yâni rızkım cihâd ile gelmektedir." buyurdu.
İhlâs nedir? sorusuna; "Amellerin âfetlerinden kurtulmaktır." Tevekkül nedir? sorusuna; "Rızkın Allahü teâlâdan olduğuna inanmaktır." cevâbını verdi.
Zühd nedir? sorusuna;"Zühd üç türlüdür; câhilin zühdü, haramları terk etmektir. Âlimlerin zühdü, helal olanların fazlasından sakınmaktır. Âriflerin zühdü, Allahü teâlâyı unutturan şeyleri terk etmektir." buyurdu.
Ebû Hafs Ömer bin Sâlih Tarsûsî isimli velî bir zât, Ahmed bin Hanbel'e; "Kalbler ne ile yumuşar?" diye sordu. Başını eğip biraz düşündükten sonra; "Evlâdım! Helâl yemekle yumuşar." buyurdu.
Ahmed bin Hanbel hazretlerine bir gün; "Tevekkül nedir?" diye sordular. "İnsanlardan istemeyi ve onlara yalvarmayı terk etmektir." buyurdu.
Alt Kategoriler
Ana Bölümlerimiz
- Anasayfa
- Tüm Konular
- Hikayeler
- Fikralar
- Masallar
- Efsaneler
- Biyografiler
- Destanlar
- Nasihatlar
- Videolar
Hikaye Sitelerinden
- Ihya Hikayeleri
- Zehirliok Hikayeleri
- Dini Hikaye ve Kissalar
- KeskinBicak Hikayeler
- Hidayet Öyküleri
- Dini Hikayeler
- Sahabelerin Hayatlari
- Molla Cami Hikayeler
- Videolar ve Hikayeler
- Islami Kariyer Hikayeleri
sitemizde su an teknik calismalar oldugu icin bazi konu ve bölümlere ulasamaya bilirsiniz. anlayisiniz icin tesekkür ederiz. En kisa zamanda sitemizi daha da güzellestirecegiz insaallah.