Temiz » Hikayeler » ibretli Hikayeler

ibretli Hikayeler

Bir Gün Mutlaka

Bir gün, çocuğum doğdu. O dünyaya geldiğinde, yetişmem gereken uçaklar ve ödenmesi gereken faturalarla meşguldüm.

Ben uzaklardayken yürümeyi öğrendi. Konuşmayı da öyle.

Ve biraz büyüdüğünde, “Senin gibi olmak istiyorum baba” demeye başladı. “Ben de büyüyünce senin gibi olacağım.”

İşyerine telefon açıp, “Baba, eve ne zaman geleceksin?” diye sorardı ikide bir.

“Ne zaman geleceğimi bilmiyorum oğlum. Ama geldiğimde birlikte güzel bir vakit geçireceğimizden emin olabilirsin.”

Devamini Oku

Kızını Vermez misin!

Kufe´de bir adam üçüncü Halife Hz. Osman için "Yahudiymiş" diye tutturmuştu. Herkes bunun asılsız olduğunu, imkansız olduğunu söylüyor ama adam bir türlü ikna olmuyordu. Bu konu İmam-ı Azam´a da duyuruldu. "Adamı bu saçma inancından kimse caydıramadı, sununla bir de siz görüşseniz" dendi.

Devamini Oku

İki zengin ve iki fakir

Hazreti Ali (r.a. )buyurdular ki:
Ölen iki zengin ve iki fakire Cenab-ı Hakk (c.c.),
"Dünyada ne bıraktın, ahirete ne gönderdin?" diye soracaktır.

Cenab-ı Hakk (c.c.) zenginlerden birine,
"Kendin için ahirete ne gönderdin? Geride kalan çocuklarına ne bıraktın? "buyurur.

Devamini Oku

Cömertlik imtihanı

Yemen hükümdarı, oldukça cömert idi. İhsanları her yere yayılmasına rağmen, Hatim-i Tai’nin cömertliğinden bahsedilmesine tahammül edemez. Sarayında herkese büyük bir ziyafet verir. Zengin fakir herkes yer. Halkın, (Hükümdarın ziyafeti ne kadar muhteşem oldu, neredeyse Hatime yaklaştı) dediğini duyunca, Hatim sağ kaldıkça, cömertlikte birinci olmasına imkan olmadığını anlar, onu öldürtmeye karar verir. Çok güçlü bir genç bulup eline yirmi altın verir. İşi bitirince de, yirmi altın daha vereceğini söyler.

Devamini Oku

Senden Sonra

Gözlerim dolu dolu oluyor bilinmez niye/Anne sözü dinler gibi masum/Ağladım bu sabah/Günler dayanılmaz oldu, senden uzak olunca/Martılar mahzun oldu, onlar bile ağladılar”

Yüreklerimizde küçücük güneşler, alnımızda secdelerde O’nun rahmetine bulanmış aydınlık, gözümüzde taifte payına düşen taşların acıttığı kalbimizin yaşları var

Devamini Oku

İhtiyar Çöpçü Hikayesi

htiyarlığa adım atalı çok olmuştu. Gözleri dalgalara takılmış halde, iyi kötü yönleriyle geçmişi düşünüyordu. İnsanlığa karşı pek güveni kalmamıştı. İyilik yaptıkça nankörlük gördüğünü düşünüyordu. Çoğu kişinin kendisine "enayi" gözüyle baktığını da biliyordu. Fakat karşılıksız iyilik yapmaktan vazgeçmiyordu. Çünkü kendisini hayata bağlayan çok az değerden birisi de, kendisine olan saygısıydı. Onu da kaybederse , herşeyini kaybetmiş olacağını düşünüyordu.

İhtiyar adam kayalıkların üzerinden yavaşça doğruldu, denizin kenarına atılmış kırık içki şişesi gözüne takılmıştı.

Devamini Oku

Kayıp ilânı vermek istiyorum evlâdım

{mosimage}

Yaşlı adam, karakolun üç-beş basamaklık merdivenini birkaç kez dinlenerek çıktıktan sonra, ilk gördüğü memura yanaşarak:





- Kayıp ilânı vermek istiyorum evlâdım, dedi. Ne yapmam gerekiyor?





Polis memuru, her günkü raporlardan birini yazıyordu. Antika bir daktiloyu takırdatıp dururken:





- Hallederiz bey amca, dedi. Herhalde torun kayboldu değil mi?





Yaşlı adam, dudakları titrerken:





- Annemi on yıldan beri görmedim, dedi. Babamı da belki en az yirmi yıl...





Polis, yazmayı bırakıp adama döndü. Bu iş elbette ki normal değildi. İhtiyarın, susuzluktan çatlamış bir toprağı andıran ve bembeyaz sakallarla çevrelenen yüzü, en az seksen yaşında olduğuna delildi. Bu yüzden de elbette ki bunamış, anne ve babasının öldüğünü unutmuştu.



Devamini Oku

Hanımın Hayatı...

 

HANIM IN HAYATI


Bu gece yılbaşı gecesi,2005 yılını 2006 yılına bağlayan gece.Bütün televizyon kanallarında eğlence programları var.Şarkı, türkü ve dansöz eğlenen doyasıya eğleniyor.Çocuklarım ve eşim oturmuşuz cips, kuruyemiş yiyoruz, televizyon seyrediyoruz.İçime hüzün çöktü,yıllar öncesine gittim.İşe ilk başladığım yıllara.Neydi o günler o yıllar.Hanımı o zaman tanıdım.

Kapı açıldı içeriye, zavallı bir kadın girdi.Üstü başı yırtık,elinde bir çanta, çantanın içi kağıt ve evraklarla dolu.Çantasını açtı, masama bir sürü evrak bıraktı. ‘Ben ilaç istiyorum ,‘dedi.Ben, kim olduğunu sordum ,adının Hanım olduğunu ve sürekli ilaç kullandığını söyledi.Üzülmüştüm haline ,perişanlığına, ona yardım etmek ,onunla ilgilenme isteği doğdu içimden.Gerçekten yardıma muhtaçtı.Kağıtlar arasından gözüm raporuna takıldı.Elime aldım baktım inceledim , raporda epilepsi (sara) hastası ve sürekli ilaç kullanması gerekli olduğu yazılıydı.Hanımı tanımak ve ona yardım etmek istiyordum.


Devamini Oku

INcitmeyecek kadar uzak,üşümeyecek kadar da yakın olabilmek...

Eski zamanların dondurucu bir kışından bütün hayvanlar çok etkilenmiş,büyük
kayıplar vermişler.

Ama en çok kayıp veren kirpilermiş.

Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri yok, kendilerini sıcak
tutması zor olan dikenleri var.

Bu durumdan en az zararla kurtulmak için kirpiler meclisi toplanmış,çözüm
aramaya başlamış.

Devamini Oku

BU GECE YOLCU OLSA GEREKTİR

  Nasuhi Efendi, Osmanlı evliyasının büyüklerindendi. Lodosun şiddetle estiği fırtınalı bir günde talebeleri Nasûhî Efendiyi ziyârete gittiler. Bir miktar sohbet ettikten sonra, Harem İskelesine doğru geldiler. Sonra Nasûhî Efendi; "Harem' den Galata'ya cenâze namazına kim gider?" dedi. Orada bulunanlar; "Ey Sultanımız! Bu fırtınalı havada karşıya geçmek mümkün müdür?" dediklerinde; "Aslına sonra vâkıf olursunuz. Sevâba ihtiyâcı olan gider." buyurdu. İki ihtiyar kimse ile gitmeye karar verdiler. Talebeleri de Aşağı Çınar'a kadar berâber gidiyorlardı.

Devamini Oku

« geri 1 2 3 4 5 6    ileri »
YEMEK | güvenlik sirketi | forex | kompresör | Tabela | huzurevi | kablo | konteyner | Kompresör | KADIN | çelik kapi | hastaneler | otomatik kapi | bademcik | BEBEK | BIZ

ihyaList - ihya.org kaliteli siteler arsivi Popüler Siteler