Temiz » Hikayeler
Hikayeler
BAYRAM NAMAZI
SIRTINDA BEYAZ 1 CUPPESI VARDI.KOGUSHTA YALNIZ KALIYORDU.NE ALTINDA DOSHEK,NE USTUNDE YORGAN.CUPPESIYLE YATIYORDU.GECELERI KANDIL ISHIGINDA OKURDU.BAZEN 1TEKBIR SESI DUYULURDU. NAMAZ VAKTININ GIRDIGI ANLASHILIRDI.ELINE GECIRDIGI ,KOGUSH PENCERESINDEN ATILAN CESHITLI KAGITLAR ZOR OKUNUR EL YAZISIYLA RISALELER YAZARDI.DISHARDAYKEN MUNZEVI 1 HAYAT YASHARDI.
Allah Rızası için yapılan iş
İbn Ömer Radıyallahu Anh'ın anlattığına göre;
Vaktiyle üç arkadaş yolcuğa çıkmışlardı. Yolda giderken yağmura tutulunca, dağın bir mağarasına sığındılar. Onlar içerideyken dağdan yuvarlanıp inen bir kaya o mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirleriyle şöyle konuştular:
–Dışarıdaki ayak izlerimiz silindi ve dünya ile bağlantımız kesildi. Tek dayanağımız daha önce işlediğimiz iyi amellerimiz kaldı. Allah için yaptığımız amellerimizle Allah'a dua edelim de, belki bizi bu belâdan kurtarır. Bunun üzerine içlerinden biri:
–Ey Rabbim! Benim çok yaşlı annem, babam ve bir de küçücük çocuklarım vardı. Onlara ben bakardım. Otlaktan koyunlarımla döndüğümde, koyunları sağar ve çocuklarımdan önce anne ve babama süt içirir, onları beslerdim. Bir gün geç kaldım, karanlık bastıktan sonra ancak gelebildim. Annem ve babamı uyumuş olarak buldum. Yine her zamanki gibi, koyunlarımı sağdım ve çocuklarım açlıktan bağrıştıkları hâlde ebeveynimden önce onlara süt içirmeyi münasip bulmadım. Anne ve babamı da uyandırmaya kıyamadığım için, sabaha kadar başları ucunda, hazır vaziyette ayakta bekledim. Eğer bu amelim senin indinde kabul olunup rızanı kazanmışsa, göğü görecek kadar olsun önümüzü açıver yâ Rabbi!" dedi. Allahu Teâlâ da kayayı biraz kaldırmak sûretiyle bir miktar açtı ve gökyüzünü gördüler.
İlk sorguya çekilecek üç kişi
Ebû Hüreyre Radıyallahu Anh anlatıyor:
"Resûlullah Aleyhisselâm şöyle buyurdu: 'Kıyamet gününde üç kişi ilk olarak sorguya çekilecek:
Birincisi: Cihad esnasında ölen kimsedir ki, Allah'ın huzuruna getirilir ve Allah, kendisine verilmiş olan nimetleri önüne serer. O da, bunlara nail olduğunu itiraf eder. Bunun üzerine Allah kendisine:
–Bu mazhar olduğun nimetler içerisinde ne yaptın? diye sorar, O da:
–Senin yolunda şehit oluncaya kadar savaştım, cevabını verir. Allahu Teâlâ:
–Yalan söylüyorsun; sen "yiğit" desinler diye savaştın ve sana "yiğit" dediler de,
der. Sonra meleklerin kendisini almalarını emreder ve yüz üstü sürüklenerek cehenneme atılır.
BAYRAM NAMAZI
SIRTINDA BEYAZ BIR CUPPESI VARDI.KOGUSHTA YALNIZ KALIYORDU.NE ALTINDA DOSHEK ,NE USTUNDE YORGAN.CUPPESIYLE YATIYORDU.GECELERI KANDIL ISHIGINDA OKUYORDU.BAZEN 1TEKBIR SESI DUYULURDU.NAMAZ VAKTININ GITDIGI ANLASHILIRDI.ELINE GECIRDIGI ,KOGUS PENCERESINDEN ATILAN CESHITLI KAGITLARA ,ZOR OKUNUR EL YAZISIYLA RISALELER YAZARDI.DISHARDAYKEN MUNZEVI 1HAYAT YASHIYORDU.ICERIDEDE BUNU SURDURDU/KOGUSHUNA KIMSEYI VERMEDILER..BAYRAM NAMAZINI DA UYANIK KARSHILAMISH,GECE BOYUNCA NAMAZ KILMISH,OKUMUSH VE YAZMISHDI.HASHIR RISALESI ADINDA METIN YAZIYORDU.
Bir Gecelik Annelik
Böyle bir emir alan kimsesiz dul bir kadın, beş yaşındaki kızını da yanına alıp yollara düşmüş. Yorulduğunda, bir kavak ağacının dibine oturmuş. Başı yükseklere değen kavak ağacı, gölgesine sığınan bu ana kıza sevgi ve hayranlıkla bakarak:
“Ah, ne yazık!” demiş. “Meyvem olmadığı gibi, gölgem de çok kuvvetli değil.”
Kadın içli bir sesle:
“Madem bize acıyorsun, hiç olmazsa kızımı bir geceliğine yüksek dallarının arasına al da, vahşi hayvanlardan ve karanlıktan sakla” demiş. “İnşaallah yarın gelir, alırım.”
Kavak ağacı bu teklifi memnuniyetle kabul edince, kadın bir an düşünüp:
Kelebek anlayışı
Garaj kapısını açınca, kanatlarını açmış, çırpınıp duran bir kelebekle karşılaştım. Dışarı çıkmaya çalışıyor, habire kapalı camlara çarpıp duruyordu.
Kelebeğin dışarı çıkmasına yardım etme düşüncesiyle, garaj kapısını iyice açtım. Ama bu, işe yaramadı. Tam aksine, garaj kapısının açılırken çıkardığı sesten ürken kelebek, daha yüksekten uçmaya başladı ve bir örümcek ağına dolandı. Bu kez, uzun saplı bir süpürgenin yardımıyla, onu ağdan kurtardım ve süpürgeyle dürterek dışarı çıkarmaya çalıştım. Gene olmadı.
Kelebek, dışarı çıkması için tek yolun, şeffaf oldukları için dışarıyı gösteren ama gerçekte kapalı olan camlar olduğunu sanıyor olmalıydı. Yine, dışarı çıkmak için cama çarpıp durmaya başladı. Oysa, birazcık başını aşağı eğse, onun dışarı çıkması için kocaman bir kapının açıldığını görecekti.
Ne var ki, bütünü göremeyip sadece bir noktaya odaklandığı için, kendisini garajın içinde tutsak kalmaya mahkûm etmişti.
(Joie Lake)
Bir dolar ile yüz dolar
Bir dolar ile yüz dolar
BİR GÜN, bir dolar ile yüz dolar bir cüzdanda biraraya gelmişler ve çabucak ahbap olup hayat tecrübeleri hakkında konuşmaya başlamışlar.
Yüz dolarlık banknot:
“Benim ihtişamlı bir yaşantım oldu” demiş bir dolara. “Gezmediğim lüks otel kalmadı desem yeridir. Dünyanın en zengin 500 insanı listesine giren sekiz-on kişinin elinden geçtim. Bir ülkeden diğerine uçtum. İki Amerikan başkanının cebine girdim. Bir keresinde Prenses Diana alışveriş için beni kullandı...”
Bir dolar, bu anlatılanları hayranlıkla dinleyip boynunu bükmüş:
“Benim böyle ihtişamlı bir hayatım olmadı” demiş. “Ben de, o adamın cebinden bu hayır kurumuna, oradan şu gariban adama, oradan bir markete, oradan bir cebe, oradan yine bir hayır kurumuna döndüm dolaştım durdum...”
Neşeli öyküler.
Zengin
KÖYÜN AĞASI, adamlarını yanına çağırıp: — Dün sabah buraya bir adam gelmiş. Gelsin tabi ki ama, “Bu köyün ağasından da zenginim.” der dururmuş. Şunu bulup getirin de, eni-boyu ne kadarmış görelim, demiş.
Adamlar, dört bir yana dağılıp işe koyulmuş ve yaptıkları soruşturmaya göre, köye gelen kişinin ihtiyar bir balıkçı olduğunu, daha sonra sahildeki evine döndüğünü ağaya bildirmişler.
Ağa, gururuna dokunan bu olayı çözmek niyetindeymiş. Atına atlayarak, o zengini aramaya koyulmuş. Bütün sahil şeridini boydan boya taramış, yolda birkaç kişiye sormuş ama, hiç kimse öyle bir adam tanımıyormuş. Tek bir balıkçı yaşarmış o civarlarda, garip mi garip, zayıf mı zayıf...
Git, Canını Kurtar
Biri arkadaşına: - "Haydi; bizim eve gidelim de ekmekle tuz yiyelim" dedi. Adamcağız "Ekmekle tuz"un leziz yemeklere kinaye olduğunu düşünüp arkadaşıyla birlikte yola koyuldu. Ama gerçekten de önüne birkaç somun ekmekle tuz konulunca şaşırdı kaldı; ama sesini de çıkarmadı. Derken kapı çalındı. Bir dilenci gelmişti. Ev sahibi: - "Git, yoksa yaralarım seni!" dedi. Misafirin sabrı tükenmişti. Dilenciye döndü ve | |
Horoz Hırsızı
İmam-ı Azam Hazretleri, talebelerine fıkhi konularda ders verirken, ansızın bir ihtiyar içeri girer:
- Ey kadı hazretleri, bu gece kümese giren hırsızlar, horozumu çalmışlar. Kimin çaldığını da bilmiyorum. Bu sebeple hırsızları bulmanı istiyorum. Zira bu husustaki yeteneğinize inanıyorum.
İmam-ı A'zam:
- Bu fıkhi bir mesele değildir ki çözeyim. Sen devletin zabıtasına haber ver. Senin işini onlar halleder, diye yol gösterirse de, ihtiyar bir türlü ayrılmaz. Bunun üzerine İmam-ı A'zam:
- Müezzin ezan okudu zaman, şüphelendiğin şahısları camiye davet et. İmam sizinle konuşmak istiyor de.
Alt Kategoriler
- Dini Hikayeler
- Komik Hikayeler
- Bilim Kurgu Hikayeleri
- Sevgi Hikayeleri
- Tarihi Hikayeler
- Ilginc Hikayeler
- Basari Öyküleri
- Korku Hikayeleri
- Dostluk Hikayeleri
- ibretli Hikayeler
- Kahramanlik Hikayeleri
- Nükteler
- Hazir Cevaplar
- Ask Hikayeleri
- Türkü Hikayeleri
- SEN DE EKLE
Ana Bölümlerimiz
- Anasayfa
- Tüm Konular
- Hikayeler
- Fikralar
- Masallar
- Efsaneler
- Biyografiler
- Destanlar
- Nasihatlar
- Videolar
Hikaye Sitelerinden
- Ihya Hikayeleri
- Zehirliok Hikayeleri
- Dini Hikaye ve Kissalar
- KeskinBicak Hikayeler
- Hidayet Öyküleri
- Dini Hikayeler
- Sahabelerin Hayatlari
- Molla Cami Hikayeler
- Videolar ve Hikayeler
- Islami Kariyer Hikayeleri
sitemizde su an teknik calismalar oldugu icin bazi konu ve bölümlere ulasamaya bilirsiniz. anlayisiniz icin tesekkür ederiz. En kisa zamanda sitemizi daha da güzellestirecegiz insaallah.