Temiz » Hikayeler

Hikayeler

Karınca ile Hz Süleyman(a.s)

Bir gün Süleyman Peygamber (a.s) bir karıncaya bir yıllık yiyeceğinin miktarını sorar.

Karınca da,

"Bir buğday tanesi yerim" diye cevap verir.

Cevabın doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen Süleyman Peygamber (a.s) karıncayı bir şişeye koyar. Yanına da bir buğday tanesi koyarak hava alacak şekilde şişeyi kapatır. Ondan sonra da bir yıl bekler. Müddeti dolunca şişeyi açtığında bir de bakar ki karınca buğday tanesinin yarısını yemiş, yarısını da bırakmıştır. Kendi kendine meraklanır. Acaba neden yemedi?

 

Devamini Oku

Karlı Dağın Taneleri

KAR YAĞIŞI YÜZÜNDEN aç kalan kargalar, eski bir çiftlik evinin ambarından aşırdıkları bir somak tohumluk mısırı paylaşmak için birbirini kovalamaya başlamış, bu arada iki mısır tanesini, civardaki en yüksek tepenin zirvesine düşürmüştü.

Tanelerden biri yuvarlakçaydı. Bütün çiftçiler, o tür tanelerin yumuşak başlı olduğunu ve nereye konursa konsun, bir an evvel filiz çıkartma gayreti içine girdiğini biliyordu. Diğer tane ise biraz sivriydi. Gerçi aynı somaktan çıkmıştı ama, çiftçilerin deyimiyle “dik başlı” idi. Bunlar, ekildiği yerde söylenip durur, risk altına girmekten korkarlardı.

Sıcak ambarlarında tembelleşen taneler, kendilerini dağ başında bulunca şaşırdılar. Beyaz renkten başka bir şey görünmüyordu. İçlerindeki öz suları donma noktasına getiren keskin bir rüzgar, onlar için en büyük tehlikeydi.

Devamini Oku

Resulullah'ın Gönderdiği Selam

Bir tüccar iflâs etmiş, bütün malını ve servetini kaybetmişti. Üstüne üstlük bir de gırtlağına kadar borca batmıştı. Ödeme imkânı da bulamıyordu. Kime müracaat ettiyse geri çevriliyor, hangi kapıyı çaldıysa yüzüne kapanıyordu. Çaresizlik içinde kıvranan bu zavallı adamcağız Ravzai Mutahhara'ya gelerek orada namaz kıldı. Bu ağır borç yükünden kurtulabilmek için dua etti.

Devamini Oku

GERDANLIK VE DUA


Kadı Ebu Bekir isimli bir zatın, 1117 yılında Şam’da geçen şöyle bir hatırası anlatılmıştır:

“Hac esnasında Kâbe’yi tavaf ederken, inci bir gerdanlık buldum. Bir saat sonra, Harem-i Şerif’te bir adamın, bulana yirmi dinar vaad ederek o gerdanlığı aradığını duydum. Ben de o gerdanlığı ona teslim ettim. Vaad ettiği ödülü bana vermek istedi, fakat ben almadım. Adama, bunu sadece Allah rızası için yaptığımı söyledim. Bunun üzerine yüzlerimiz Kâbe’ye dönük olarak, şöyle dua etti:

- Ya Rabbi, onun ve benim günahlarımı bağışla! Bana onun iyiliğine karşılık verme imkanı ver!

Devamini Oku

DUDAKLA BARDAK ARASI


Eski Sisam krallarından Ancee adında bir zalim, yeni yaptırdığı bir bağa üzüm kütükleri diktiriyormuş. İşlerin bir an önce bitmesini sağlamak için de kölelerini hiç dinlenmeden çalıştırıyormuş. O zavallı kölelerden biri, bir gün pek bitkin düştüğü için dayanamaz ve zalim krala,

- Niçin bu kadar acele ediyorsunuz efendim? Siz bu bağın üzümlerinden yapılacak şarabı hiç bir zaman içemeyeceksiniz ki! deyivermiş.


Devamini Oku

On Gümüş

PEYGAMBER ALEYHİSSELAM, bir gün Medine pazarına çıktı. Yanında on gümüş kadar parası vardı. Kendisine dört gümüşe bir gömlek satın aldı. Ancak, bir fakir adam gelip, kendisinden o gömleği istedi. Resulullah gömleği ona verdi. Geriye dönüp dört gümüşe bir gömlek daha satın aldı. Derken, ağlayan küçük bir kız çocuğu gördü ve yanına yaklaşıp neden ağladığını sordu.

“Ev sahibim bana un almam için iki gümüş vermişti” dedi küçük kız, gözyaşlarını silerek. “Ama ben parayı kaybettim.”

Resulullah, yanında kalan son iki gümüşü de o kız çocuğuna verdi.

“Ağlama, unu bununla alabilirsin!” buyurdu.

Devamini Oku

Besmelenin Fazileti

Saliha bir kadının, münafık ve cahil bir kocası vardı. Bu kadın " Bismillahirrahmanirrahim " diye besmele çekmeden, hiçbir işine başlamazdı. Kocası,onun bu haline kızar, kadıncağıza yapmadığı eziyeti bırakmazdı. O saliha kadın ise, kocasının eza ve cefalarına sabreder ve onun doğru yola gelmesi için Allah'a dua ederdi.

Birgün,kadının kocası iyice öfkelenmişti..Karısına yapacağı eziyet ve kötülük için bir bahane arıyor ve kendi kendine :
" Şuna bir oyun çevireyimde görsün ; bakalım onu rezil olmaktan kim kurtaracak ? " diye söylenip duruyordu. Başkalarına açıkça söyleyemediği inkarcılığı,artık bütün çirkinliğiyle,içinde dolup taşmıştı.

Hanımını çağırdı,ona bir kese altın vererek :
- Bunu iyi sakla !!! diye tenbih etti. Kadında kocasının emri üzerine hemen gitti,besmeleyi çekerek keseyi iyice sakladı. Bu arada kocasıda onu gizlice takip ediyordu. Sonra karısının haberi olmadan keseyi, karısının sakladığı yerden aldı. İçindeki altınları boşaltarak, keseyi derin bir kuyuya attı.

Devamini Oku

Ev Hali

 

Vaziyete bakıp öfkeden deliye dönen adam, epeyce arandıktan sonra, karısını balkonda bir sandalyeye oturmuş, kitap okur halde buldu. Öfke ve endişe karışımı bir sesle:

“Bugün sana ne oldu böyle?” diye sordu.

Kadın, umursamaz bir edayla başını çevirip:

“Hiç, kocacığım!” dedi. “Her akşam bana, ‘Bütün gün evde ne yaptın sanki?’ diye sorardın ya. Bugün birşey yapmadım işte. Evde neler yaptığımı görmeni istedim.”

Devamini Oku

Denizden gelen haber

 

Benim böyle bir arkadaşım var. Dün akşam beynimde gülle gibi oturmuş bir sıkıntıyla ona telefon ettim:

“Hemen bize gel,” dedi. “Eşim uyuyor, ben de kendime kahve pişiriyordum.”

Kalkıp ona gittim. Onunla geçen bir saatten sonra, onunla her görüşmemden sonra olduğu gibi, kendimi daha iyi hissediyordum. Derdim yine olduğu yerde duruyordu ama, eski korkunçluğunu yitirmişti. Sallanan iskemlesine oturup hiç konuşmadan can kulağıyla sizi, sıkıntınızı dinleyen Ken’in yanında rahatlamamaya imkân var mıydı ki...

“Ken” dedim. “İnsanın kafasındaki sorunları çözmekte üstüne yok. Bunu nasıl başarıyorsun?”

Gözlerinden başlayarak bütün yüzüne yayılan bir gülümsemesi vardı.

“Vallahi” dedi, “senden yaşlı olduğum için daha tecrübeliyim de ondan.”

Hayır mânâsında başımı salladım:

Devamini Oku

Mutluluğun Gizi

 Bir tüccar Mutluluğun Gizi'ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.

    Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayda bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.

Devamini Oku

YEMEK | güvenlik sirketi | forex | kompresör | Tabela | huzurevi | kablo | konteyner | Kompresör | KADIN | çelik kapi | hastaneler | otomatik kapi | bademcik | BEBEK | BIZ

ihyaList - ihya.org kaliteli siteler arsivi Popüler Siteler