Temiz » Hikayeler

Hikayeler

kınalı hasan

Çanakkale, bir ölüm kalım savaşıydı.
Çanakkale, bir saldırıya karşı, etten ve kemikten bir savunmaydı.
Ülkenin her köşesinden, dağ başlarından, köylerden kopup gelen çocuk yaşta gençlerin, ana kuzuların arslana dönüştüğü yerin adıydı Çanakkale.

Ana kuzuları, Kınalı Kuzular...
Anneler, kuzularını kınalayarak gönderiyorlardı Çanakkaleye.
Her kınalı kuzu, bir kahramandı, bir destandı.

Yozgatlı Hasan’da bunlardan biriydi.

Devamini Oku

seyid onbaşı

Çanakkale önlerinde tarihte ender görülen bir muharebe cereyan etmekteydi. Bir yanda dünyanın en gelişmiş askeri vasıtalarına sahip ve sayıca çok kalabalık Batı ülkeleri, diğer tarafta vatanlarını müdafaa için cepheye koşup; düşmanın topuna, tüfeğine iman dolu göğsünü siper eden Mehmedcik...
Anadolunun cihangir ruhlu yiğitleri, şanlı fakat talihsiz devletlerinin elde kalan kısmını müdafaa için cansiperane vuruşmakta. Düşman zırhlılarının yağdırdığı güllelere, yaylım ateşe karşılık vermekte, düşmana adım attırmamaktadır.

Her hususu gözönünde bulundurduklarını zanneden ve hesaplarına göre en geç üç günde Çanakkale'yi aşacaklarını hesap eden düşmanlar yanıldıklarını acı bir şekilde görecek ve zelil bir halde kaçacaklardır Çanakkale önlerinden. Onlar kaçarken, geride Mehmetçiklerin kanları, canlan pahasına kazanıp evlatlarına ithaf ettikleri şanlı bir hatıra kalacaktır.

Devamini Oku

Hanımın Hayatı...

 

HANIM IN HAYATI


Bu gece yılbaşı gecesi,2005 yılını 2006 yılına bağlayan gece.Bütün televizyon kanallarında eğlence programları var.Şarkı, türkü ve dansöz eğlenen doyasıya eğleniyor.Çocuklarım ve eşim oturmuşuz cips, kuruyemiş yiyoruz, televizyon seyrediyoruz.İçime hüzün çöktü,yıllar öncesine gittim.İşe ilk başladığım yıllara.Neydi o günler o yıllar.Hanımı o zaman tanıdım.

Kapı açıldı içeriye, zavallı bir kadın girdi.Üstü başı yırtık,elinde bir çanta, çantanın içi kağıt ve evraklarla dolu.Çantasını açtı, masama bir sürü evrak bıraktı. ‘Ben ilaç istiyorum ,‘dedi.Ben, kim olduğunu sordum ,adının Hanım olduğunu ve sürekli ilaç kullandığını söyledi.Üzülmüştüm haline ,perişanlığına, ona yardım etmek ,onunla ilgilenme isteği doğdu içimden.Gerçekten yardıma muhtaçtı.Kağıtlar arasından gözüm raporuna takıldı.Elime aldım baktım inceledim , raporda epilepsi (sara) hastası ve sürekli ilaç kullanması gerekli olduğu yazılıydı.Hanımı tanımak ve ona yardım etmek istiyordum.


Devamini Oku

HOCAM BEN NASIL KAZANDIM?

10 YAŞINDAYDI VE EVİN TEK ÇOCUĞU İDİ. HEDEFİNİ DAHA KÜÇÜKKEN BELİRLEMİŞTİ. JUDOCU OLACAKTI. AİLESİ DE FİKRİNE DESTEK ÇIKIYORDU. EN İYİ JUDO HOCASINDAN DERS ALAMAYA BAŞLAMIŞTI Kİ... BEKLENMEYEN BİRŞEY OLDU...

Devamini Oku

INcitmeyecek kadar uzak,üşümeyecek kadar da yakın olabilmek...

Eski zamanların dondurucu bir kışından bütün hayvanlar çok etkilenmiş,büyük
kayıplar vermişler.

Ama en çok kayıp veren kirpilermiş.

Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri yok, kendilerini sıcak
tutması zor olan dikenleri var.

Bu durumdan en az zararla kurtulmak için kirpiler meclisi toplanmış,çözüm
aramaya başlamış.

Devamini Oku

Eskimeyen Dost

{mosimage} 

Çay bahçesinde oturan 55-60 yaşlarındaki adam, yanına yeni gelen aynı yaşlarındaki arkadaşına öfkeyle söyleniyordu;

    - Biraz daha gelmeseydin canım, kök salıyordum yavaş yavaş.

    - Aziz bey, insan arkadaşını böyle mi karşılar.

    Aziz bey, ayağa kalkıp arkadaşına sarıldıktan sonra sitemli konuşmalarına devam etti.

    - Ahmet bey, beni saatlerce bekletmen doğru mu!

    - Aziz bey, iyice yaşlandın. Ne saatlercesi yahu. Beklediğim otobüs geç geldi, sonra da trafiğe takıldı işte

    - Bir önceki otobüse binseydin.

    - Bak kırmaya başlıyorsun beni.

    Aziz bey, nazını götürdüğünü bildiği arkadaşına yüklenmeye devam etti;

    - Kırmak mı! Asıl kırılan benim yahu. Buluşalım, bir çay-kahve içelim diyen sensin, geç kalan yine sen.

    - Tamam yahu ettik bir kusur. Unut artık.

    - 'Unut' muş, hani edebiyat sohbeti yapacaktık, şiirler okuyacaktık. Bu moralle oku okuyabilirsen. Heves mi bıraktın!

    - Azizim Aziz, unut moral bozan konuları, kapat artık. Çevrene bak; çiçekler açmış, kuşlar şen-şakrak, bir bahar rüzgarı yüzümüzde. Neşelen, kahveciye rica ederim şimdi, senin sevdiğin bir eski şarkının plağını da çalar. Daha ne istersin şu üç günlük dünyadan.

    Sözü biterken kahveciye doğru el salladı. Kahveci, bu iki ihtiyarın hemen hemen her hafta gelmesine, eski şarkılar dinleyip, şiirler okuyarak sohbet etmesine alışmıştı. Alıştığı işareti alan kahveci, uzaktan onların hafif atışmalı hallerini görünce, kendi kendine mırıldandı; “Aziz bey yine öfkeli, uygun bir şarkı çalmalı”. Diyerek plakları karıştırmaya başladı.

    Kahvecinin koyduğu plaktan, “Sen benim eski değil, eskimeyen dostumsun” şarkısı kulaklarından ruhuna yayılırken, Aziz bey yumuşadığını belli eden bir ses tonu takınsa da yine sitemli konuştu;

 

Devamini Oku

Ölmeyen Sevgi

{mosimage} 
 
Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi... Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı , kıpkırmızı, kan kırmızısı güller... Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor, aşk kokuyor en önemlisi de özlem ve hasret kokuyordu güller...

    Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor gibiydiler. Genç adam güllere baktı, sanki onlarla konuşuyormuş gibi, "Neden ağlıyorsunuz, bakın ben ne kadar mutluyum" dedi.

    Az sonra sevdiğini göreceği için kalbi yine deli gibi atmaya başlamıştı. Ne zaman onu düşünse, onunla buluşacağını hayal etse kalbi aynı böyle yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerine rağmen ikiside sevgisinden hiç bir şey kaybetmemişti..

    Onları hiç bir şey ayıramazdı...

    Ne hasret, ne ayrılık, ne de ölüm...

Devamini Oku

Aldığımız Fiyata Veririz!

Abdülaziz'in 1867'deki Paris seyahatinde III. Napolyon, Hariciye Nazırı (Dışişleri Bakanı) Keçecizade Fuat Paşa ile sohbet ederken, Girit meselesine bir çare bulmak için paşaya, Girit'in Yunanistan'a satılmasını teklif eder ve adaya karşılık ne kadar para isteyebileceğini sorar!.. Paşa, şu zarif cevabı verir:

Devamini Oku

Nerde Kaldı Bu Maymun

{mosimage} 
 
Adamın birisi Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor.


Devamini Oku

Huriye - Duriye - Nuriye

 {mosimage}

Huriye, Nuriye ve Düriye 75-80 yaşlarında, çok eski üç arkadaştır. Bir gün Huriye Nuriye'ye telefon eder ve Düriye'ye gitmeye karar verirler ve giderler.

   Biraz muhabbetten sonra Düriye kahve yapar ve içerler. Biraz sonra Düriye yine "Ay kusura bakmayın unuttum, birer kahve yapayım da içelim" der...

   Huriye ve Nuriye birşey demezler ve içerler.

   Aradan biraz zaman geçer.

   Düriye yine "size bir kahve bile yapmadım hemen yapayımda içelim" der ve yapar getirir.

   Bizimkilerde yine itiraz yok.

Devamini Oku

YEMEK | güvenlik sirketi | forex | kompresör | Tabela | huzurevi | kablo | konteyner | Kompresör | KADIN | çelik kapi | hastaneler | otomatik kapi | bademcik | BEBEK | BIZ

ihyaList - ihya.org kaliteli siteler arsivi Popüler Siteler