Temiz » Hikayeler

Hikayeler

Huzur

Halkı tarafından sevilen bir kral, bir gün huzuru en güzel resmeden sanatçıya büyük bir ödül vereceğini duyurdu.

Yarışmaya çok sayıda sanatçı katıldı. Kral sadece iki tabloyu beğendi.

Tablonun birinde bir göl vardı. Göl bir ayna gibi yüksek dağların görüntüsünü yansıtmaktaydı. Üst tarafını pamuk beyazı bulutlar süslüyordu.

Resme kim baksa mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu.

Devamini Oku

Gidene gitti gelene geldi deme!!!

Erzurum’da semer yapan bir usta varmış. Yıllardan beri kazandığı semerlerden kazandığı altınları dükkanın bir köşesinde duran eski bir semerin içinde saklarmış. Kendisi namaza gittiği bir sırada, çıraklar bu eski semeri bir kervan sahibine ucuz fiyatla vermişler. Usta dükkana dönünce çırakları ona müjde verir gibi “Usta o eski semeri sattık, çok şükür ondan kurtulduk” demişler. Çıraklara müjde olan bu haber, ustayı derinden üzmüş. Fakat derdini izhar etmemiş.

Devamini Oku

Bir Aşk ve Hifa Hatun

Medine'nin kadınları hem güleryüzlü, hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatun
başka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine
samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler. Oğlu, abisi, erkek kardeşi
olanlar akraba olmaya kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi
ciddi sıkıştırır, araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler.

Devamini Oku

Affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir."

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur: 'Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?' Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. 'O zaman' der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin." Öğrenciler bunu da yaparlar.
- "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!" Öğrenciler, bu işten pek bir şey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:
- "Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."

Devamini Oku

Küçük kalpteki büyük iman

Gözlerimi önmüde yürüyen çocuğun üzerinden alamıyordum.Daha doğrusu yürümeye çalışan çocuğun üzerinden...

Elindeki koltuk değneklerini büyük bir güçlükle aldırıyor ve alt tarafı pek tutmayan vücuduyla sağa sola sallanmıyordu.13-14 yaşlarında olmalıydı.Sanki büyülenmiş gibi onu takip ederken,aniden düştüğünü gördüm.Koltuk değneklerinden biri kaldırıma rasgelmişti ve kayarak düşmesine seben olmuştu.Yanına giderek yerden kaldırmaya çalıştım.Sessizce ağlıyordu.Arkasını sıvazlarken :

Devamini Oku

O seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir..

Habib Baba, 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır,fakirdir,gariptir.Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.
Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul'a gelmiştir.Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... Bedenini de ruhuna denk kılmaktır.
Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez.
'Bugün' der, 'Sultan Murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.'
Habib baba üzülür... Rica, minnet eder, yalvarır...

Devamini Oku

Define

Delikanlı, babalarının miras olarak bıraktığı arsaya bir ev yapmayı plânlıyordu.Fakat arsa, sadece bir ev yapabilecek genişlikteydi ve en büyük erkek çocuk olmasından ötürü burası ona yakışırdı. Delikanlı, “Allah vergisi” dediği açık gözlülüğü ile kısa bir süre sonra bütün işleri halletti ve diğer kardeşlerinin saflığından faydalanarak arsayı üzerine geçirdi. Ancak her zamanki parasızlığı ile evi nasıl tamamlayacağını kara kara düşünüyordu. Sonunda ona da bir çözüm buldu. Arsayı olduğu gibi evi de bedavaya getirecek, yakınlarından alacağı ödünç paraları inşaat malzemesine yatıracaktı. Enflasyon canavarı, nasıl olsa borçlarını bir kaç yıl içinde silip süpürür ve kendisini bedavadan ev sahibi yapardı.

Devamini Oku

En pahalı resim

Avrupa'nın ünlü sanat merkezi kentlerinden birinde çocuğun biri vitrinde çok hoş bir tablo görür.
Tablo belli ki oldukça pahalıdır.
Çocuk bu tablonun bir sonraki sene sonraki sene ağabeyinin doğum gününe almayı ister ve
Bir iş bulup kıt kanaat geçinerek biriktirdiği tüm para ile o mağazaya gider.

Şanslıdır, tablo satılmamıştır. İçeri girer ve tabloyu bir süre izledikten sonra resmi yapan sanatçıyı bulur ve:

Devamini Oku

Allah´ın Hidayet Merhameti

Zünnun-ı Mısri-nin şöyle dediği rivayet edilmiştir. Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum.

Beni onun şerrinden koruması için Cenabı Hakk a sığındım. Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi. Akrep kurbağanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler. Ben de onların arkasından yürüyüp, peşlerini takip ettim.

Devamini Oku

Ümit taşı

Küçük çocuk, deniz kenarında gördüğü yassı bir taşın güzelliğine hayran

olmuştu. Mutlaka bir mücevherdi bulduğu. Şekli de bir insan kalbi gibiydi.

Üstelik de parıl parıl parlamaktaydı.

Çocuk, taşı avuçlayıp evine koştu. Ve onu büyük bir heyecanla babasına

uzattı. Adam, yavrusunun soğuktan morarmış avucundaki taşın, birbirine

sürtüldüğünde kıvılcım çıkartan bir çakmak taşı olduğunu hemen anladı.

Fakat bunu ona söyleyemedi.

Devamini Oku

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34

Alt Kategoriler

Ana Bölümlerimiz

Hikaye Sitelerinden



Temiz hikayeler en kapsamlı hikaye sitesi
Bir Hikaye | Bilim | Hikayeler