Temiz » Hikayeler » Dini Hikayeler

Dini Hikayeler

Sen Arapsın

Meşhur seyyah Battuta yaşadığı bir hâdiseyi şöyle anlatıyor:
Çin taraflarına, Celâleddin Hazretlerinin dergâhına gittim. Onun ikamet ettiği yere iki gün kala talebelerine misafir oldum. Akşamleyin bana nereden gelip nereye gittiğimi sordular.
Ben:
"Acem memleketinden geliyor, Çin diyarına, Celâleddin Hazretlerinin ziyaretine gidiyorum." deyince, onlar da onun talebeleri olduklarını söylediler

Devamini Oku

Kürt Olarak Akşamladım, Arap Olarak Sabahladım

Gayet meşhur bir söz olan "Kürt olarak akşamladım, Arap olarak sabahladım" sözünün niçin söylendiği ile alâkalı olarak şöyle bir kıssa nakledilir:
Ebû Abdullah el–Müştehir Hazretleri, aslen Şirazlı bir Kürt ailedendir. Şöhreti her tarafa yayılmış olan büyük bir âlimdir. Sahip olduğu bu ilmini, medreselerde hocalardan okuyarak, rahlelerde dirsek çürüterek elde etmemiş; ilim ehline olan büyük hürmeti ve ilim sahibi olma konusundaki fevkalade arzusu sebebiyle kendisine Allah tarafından ilm–i ledün olarak ihsan edilmiştir.
Ebû Abdullah el–Müştehir Hazretleri çok arzu etmesine rağmen maalesef okuyamamıştı; ama ilim ehlini çok seviyordu. Fırsat buldukça onların ders halkalarına katılır, onları dinler, gerekirse bazı meseleleri onlara sorar ve onlarla hemhâl olurdu

Devamini Oku

Şu söylediğin cümleyi bir kafir söylese Müslüman olur

Anlatılır ki: Bistâm'ın ileri gelenleri arasında zâhid bir kişi vardı. Kendisine tâbi olanlar olduğu gibi, herkes ona tâzimde bulunurdu. Bu zat, Bâyezîd-i Bistâmî'nin sohbet halkasından eksik olmazdı. Bir gün Bâyezîd-i Bistâmî'ye sordu: “Ey Şeyh Hazretleri! Otuz senedir, sürekli olarak gündüzleri oruç tutar, geceleri namaz kılarım. Fakat senin anlatmış olduğun ilimlerden ve hâllerden kendimde eser bulamıyorum.” dedi. Bâyezîd-i Bistâmî: “Üç yüz sene oruç tutup, namaz kılsan, yine de bahsettiğin tasavvuf deryasından zerre koku alamazsın!”

Devamini Oku

Dostumuzdan elini çek..!

Rivayet edilir ki: Mâlik b. Dinâr Hazretleri'nin şirret, çirkef, genç bir komşusu vardı. Mâlik b. Dinâr Hazretleri sürekli bu gençten eza ve cefa görür; fakat sabreder, sesini çıkarmazdı. O isterdi ki bu meseleyi başkaları çözsün. Bu âsi ve zorba gencin çirkefliği, şehrin bütün ahalisinin başına belâ olmuştu. Ahaliden bir grup, bu soruna bir çözüm bulması için Mâlik b. Dinâr'a gelir. Durumu arz ederler ve bir çare bulmasını isterler. Mâlik b. Dinâr kalkıp, gencin yanına gider. Genç bugünün tâbiri ile kabadayı bir kişiliğe sahiptir. Karşısında Mâlik b. Dinâr'ı gören genç, önce dinler; sonra sert bir ifadeyle: “Ben padişahın adamıyım. Hiç kimse benim hareketlerime engel olamaz! Ben istediğim gibi hareket ederim.” der. Mâlik b. Dinâr:

Devamini Oku

Elma satarım, elma, elma var..!

Alâeddin Attâr Kuddise Sırruhu Hazretleri, Şah-ı Nakşibendî Kuddise Sırruhu Hazretleri'nin eteğine tutununca ondan şu emri aldı: “Oğlum Alâeddin! Bu tablayı başına koyacak ve içindeki elmaları, yalın ayak dolaşarak, Buhâra'nın çarşı ve pazarlarında avaz avaz bağırıp, satacaksın.” Alâeddin'in eline içi elma dolu bir tabla tutuştururlar ve onu Buhâra sokaklarına salarlar. Alâeddin devrin itibarlı ve zengin ailelerinden birinin oğludur. Zenginliğin ve ilmin gururundan tek eser göstermeksizin, sokaklara düşer.

Devamini Oku

Üstazların kılıcı...

Esatiz-i Kiramdan Hace Nakşibend Hazretleri merkebine binmiş bir yere gidiyordu. O'nun yoldan geçtiğini gören bir mürid hürmeten ayağa kalkıp ta'zim etti. Hace Hazretleri: — Sen benim için ayağa kalkıyorsun ama, bu durumda benim de merkepten aşağı inmem lâzım. Halbuki benim şu anda merkepten inmeğe kudretim yetmez, buyurdu. Hacenin bu sözlerine derviş içerleyerek yakışmayacak sözler sarf etti. Hace Hazretleri hiç aldırış bile etmeyerek yoluna devam etti.

Devamini Oku

İmanı Olmayanın Hayrı

{mosimage} 

Cüneyd-i Bağdadî (k.s.) bir kış gününde bir mecûsînin kuşlara yem dağıttığını görür ve aralarında şöyle bir konuşma geçer:

- Sen hayır yapıyorum diye kendini boşuna aldatıyorsun. Allah evvelâ îmanı farz kılmış, geri kalan hayır-hasenatı ondan sonra emretmiştir. İman etmedikçe senin bu yaptığın iyilik Allah indinde makbule geçmez

- Ben de biliyorum kabul olunmıyacağını. Fakat Allah bu yaptığımı görmez, bilmez mi? dedi.

- Elbette görür ve bilir.

- Öyleyse o da bana yeter, der ve bildiğine devam eder.

Aradan zaman geçer. Cüneyd-i Bağdadî Hazretler bir hac mevsiminde Mescid-i Haram'ı tavaf ederken bir adamın ellerini açmış Allaha yalvarmakta olduğunu, hatta gözlerinden sel gibi yaşlar akıttığını görür. İyice dikkat eder, o zatın karlı bir havada kuşlara yem veren mecûsî olduğunu anlar. Tavaftan sonra yanına yaklaşıp hemen kollarından yakalar. Mecûsîde onu tanır ve şöyle der:

Devamini Oku

Ne Dilerdiniz?

{mosimage} 

 Halife Hz. Ömer bir mecliste hazır bulunanlara sordu:

     - Eğer dileğiniz hemen kabul ediliverecek olsa ne dilerdiniz?

     Birisi, "Benim falan vadi dolusu altınım olsun isterim. Onu harcayarak İslâm'a daha çok hizmet edeyim diye" dedi.

     Bir başkası, "Şu kadar sürüm (davar, koyun, keçi), mal ve mülküm olsun isterdim. Gerektikçe onları sarfederek dine yararlı olayım diye" dedi.

     Herkes buna benzer şeyler söyledi. Hz. Ömer hiçbirini beğenmedi. Bu defa meclistekiler, Hz. Ömer'e sordu:      - Ya Ömer peki sen ne dilerdin? Cevap verdi:

     - Ben de Muaz, Salim, Ebû Ubuyde gibi müslümanlar yetişsin isterdim. İslâm'a onlar vasıtasıyla hizmet edeyim diye.

Devamini Oku

Sarayda İftar

{mosimage} 

Harun Reşid bir Ramazan günü Behlül'e tembih etti :

     - Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et.

     Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Harun Reşid şaşırdı :

     - Behlül bunlar kim? Ben sana namaza gelen herkesi saraya iftara çağır diye tembih etmedim mi? Sen o kadar cemaatin arasından bir sofralık bile adam getirmemişsin...

     - Efendimiz, siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz. Namazdan sonra bendeniz cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu sordum. Onu da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen demek ki yalnız bunlarmış.

Devamini Oku

Başka dua bilmezmisin?


Bir şahıs, Harem-i Şerîfin kapısında, Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan Allâhım!.. diyerek hep aynı duâyı okuyordu. Ona, Sen başka duâ bilmez misin? dediler. O şöyle açıkladı, bu duâyı tekrar etme sebebini:

Ben Beyt-i Şerîfi tavâf ederken ayağıma takılan bir şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla îmânım mücâdeleye tutuştular. Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar dedi şeytanım. Îmânım ise, Bu haramdır, boşuna saklama; sahibini bul, teslim et! dedi. Ben böyle mücâdele içinde iken, birinin sesi duyuldu:


Devamini Oku

« geri 1 2 3 4 5 6 7    ileri »
YEMEK | güvenlik sirketi | forex | kompresör | Tabela | huzurevi | kablo | konteyner | Kompresör | KADIN | çelik kapi | hastaneler | otomatik kapi | bademcik | BEBEK | BIZ

ihyaList - ihya.org kaliteli siteler arsivi Popüler Siteler