Temiz » Hikayeler » Dini Hikayeler

Dini Hikayeler

Yanmak Vakti

Hikmet, belediyeye ait ekmek fabrikasında çalışan bir işçiydi. İşine çok dikkat eder, vazifesini ihmal etmemeye çalışır, kazancının helâl olmasını isterdi. Fabrikayı hemen her akşam en geç o terkederdi.

Belediyenin ekmeği biraz daha ucuz olduğu için halk çok rağbet ediyordu. Kocaman fırının içini ara sıra temizlemek ihtiyacı hasıl olur, onu da genellikle Hikmet yapardı.

Devamini Oku

BİR BARDAK SU

Meşhur Abbasi halifesi Harun Reşid,alimlerle sohbet etmeyi pek severdi.Devlet işlerinden arta kalan zamanlarında,hocaları ziyaret eder veya onları davet edip dinler,birçok konularda onlarla müşavere ederdi.Bir gün yine İmam Ebu Yusuf’u davet etmiş;onunla görüşüp konuşmakta iken,onun ayrılma vaktinin yaklaştığını anlayınca,”Efendim bana öyle bir nasihat veriniz ki,kulaklarımda çınlamaya devam etsin”Bu sırada hizmetçi,Harun Reşid’e bir bardak su getirmişti.Suyu aldı,içmeden önce,Ebu Yusuf hazretleri ona”Halife hazretleri,az bekleyin,suyu lütfen içmeyin.Beklediğiniz nasihatı dinledikten sonra içebilirsiniz.”Halife”Peki”der ve bardak elinde,gözleri büyük imamın dudaklarına takılı olarak bekler.Ebu Yusuf,”Şimdi bu suyu içmeye ihtiyacınız var.İçeceksiniz,düşünelim ki,bu suya o derece ihtiyacınız olsa idi ki,bunu içmezseniz,susuzluktan yanıp gidecektiniz

Devamini Oku

Kâbe'de dua eden genç

Gencin birisi Kabe’de hep,

- “Ey doğruların yardımcısı olan Allah’ım, Ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allah’ım, sana hamdü sena ederim,” diye dua eder.

Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi:

- “Neden hep aynı duayı yapıyorsun, başka birşey bilmiyor musun?,” der.

O da anlatır:

Devamini Oku

Yaşlı Marangoz

Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. Yıllardır yanında çalıştığı müteahhidini de çok seviyordu ama artık bu işlerden iyice bıkmıştı.

İşi bırakmak ve emekli olmak istediğini çok sevdiği müteahhide söyleyince müteahhit çok üzüldü bu duruma. Ve ondan, kendisine son bir ev yapmasını rica etti. Marangoz kabul etti ve işe girişti ama gönlünden gelerek çalışmıyordu. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. Mesleğinde zirve olmanın hiçbir izini taşımayan bu evi normalinden de kısa sürede bitirdi.

Devamini Oku

Münafıkın Gözü olmasaydı

Bir gün öğle nemâzından sonra, Cebrâîl aleyhisselâm yetmişbin melek ile gelerek, En'âm sûresini getirdi. Resûlullah hazretleri o gece bütün Eshâb-ı kirâmı Âişe r.a hazretlerinin evinde topladı. Kandil yakıp, Sûre-i En'âmı okudular. Kandil ışıksız oldu.
Resûlullah hazretleri Ebû Bekr hazretlerine buyurdular ki,
- Yâ Ebâ Bekr, kandili ışıklandır.
Bir sâat sonra yine karardı.
Hazret-i Resûl-i ekrem yine buyurdu.

Devamini Oku

Çoban Ve Ağaç

Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak: 'Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık'.
Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur'an'ını okumaya koyulurdu.

Devamini Oku

Herşey Aslına Rücû Eder

Hanım, Hızır aramakla bulunmaz. Bizim duadan başka yapacak hiçbir şeyimiz yok. Şayet nasipse, o gelir beni bulur. Nasip değilse de ne yapalım, belki benim kellem gider; ama hiç olmazsa size ömrünüzün sonuna kadar yetecek servet bırakmış olurum.

Zamanın birinde bir memlekette asayiş bozulmuş, düzen kalmamıştı; bir kargaşa yaşanıyordu. Oranın padişahı memleketindeki bu durumu düzeltmek, halkın huzur ve sükûnetle yaşamasını sağlamak için ne yapacağını şaşırmıştı. Üç tane veziri vardı; ama onlar da memlekette istikrar ve asayişi temin edecek kararlar almaktan acizdiler. Padişah çaresizlik içinde kıvranıyor, "Bu memleketi düzletse düzeltse ancak Hızır Aleyhisselâm düzeltir." diyordu. İyi de Hızır'ı nasıl bulacaktı?

Devamini Oku

Hiç Namaz kılmadan cennete giden adam

Beni Abdi'l–Eşhel oğullarından Usayrim diye anılan Amr İbn Sabit, yakınlarının çoğu Müslüman olduğu halde Müslüman olmamakla direniyordu.
Müminler, Uhud'da iken gönlüne İslam nuru düşmüştü. Birden sanki gönül pencereleri açılmış gönlü huzurla dolmuştu. Dudaklarında kelime–i şehadet, kılıcına yöneldi. Onu kuşanarak Uhud'un yolunu tuttu. Varacak ve mümin kardeşlerinin yanında yer alacaktı.
Öyle de yaptı. Aldığı yaralarla takatsiz düşünceye kadar Uhud'da savaştı.

Devamini Oku

Keramete inanmayan alim

 Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul’da Arabzade adıyla meşhur bir âlim vardı. büyük camilerde verdiği vaazlara bütün İstanbul halkı büyük rağbet gösterirdi. Arabzade, devrinin bütün ilimlerine vakıf olduğu halde, tasavvufa ve keramete inanmaz dı. Kanuni’nin başveziri Rüstem Paşa, keramete inanmayan bu Arabzade’yi Mısır Başmüderris liğine tayin ettirmek istedi. Diğer taraftan İstanbul uleması Padişaha müracaat ederek, Arabzade’nin itikadının bozuk olduğunu, Akaid kitaplarında “Evliyanın kerameti haktır” dediği halde buna inanmadığını, “Ben ömrümde büyük günah işlemedim. İyilerin keramet göstermesi icabetseydi, benim keramet göstermem lazımdı.” İddiasında bulunduğunu hatırlattılar. Padişah:-Mısır Ulemasının ta’n-ü teşdidine kendimizi hedef kılmayalım. Fakat bu, yeni başveziri min ilk isteğidir.

Devamini Oku

LATİF BİR ŞİKAYET

İstanbul’dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki bir zat, yolda yüzü kızararak sadaka isteyen bir dilenciye, başakları gibi beş on kuruş vererek başından savmadı ve ihtiyacını tamamen karşılayacak kadar para verdi.Bir sabah Kâbeyi tavaf ederken bu İbrahim efendi baktı ki, birisi bütün Müslümanların Kıblegahı yanında saygısızca uzanmış yatıyor. Hemen adamı uyandırdı ve:-Burada en küçük saygısızlık, en büyük günahı netice verir. İstirahatini başka yerde yap. Biz burada hürmet ve saygı ile tavaf ederken, senin laubalice yatışın bize ağır geliyor. Senin de günahın çoğalıyor. Bu sözleri yarı tebessümle  dinleyen adam sesini çıkarmadan kalkıp gitti. Hacı İbrahim Efendi de, iyi bir iş yapmanın huzuru ile tavafına devam etti.O gece İbrahim efendi gördüğü rüyada, ak sakallı nurani yüzlü iki zatın şu sözlerine muhatap oldu:-Biz Resûlullah “Sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin gönderdiği elçileriz. Hemen önümüze düş,

Devamini Oku

« geri 1 2 3 4 5 6 7    ileri »
YEMEK | güvenlik sirketi | forex | kompresör | Tabela | huzurevi | kablo | konteyner | Kompresör | KADIN | çelik kapi | hastaneler | otomatik kapi | bademcik | BEBEK | BIZ

ihyaList - ihya.org kaliteli siteler arsivi Popüler Siteler