Temiz » Hikayeler » Dini Hikayeler
Dini Hikayeler
Rüyâda bildirilen beş sır!
Önceki Peygamberlerden birisi, bir gün bir rüyâ görür. Rüyâsında kendisinden, sabahleyin kalkınca karşısına ilk çıkan şeyi yemesi, ikinci olarak karşılaştığı şeyi gizlemesi, üçüncü olarak karşılaştığı şeyi kabûl etmesi, dördüncü olarak, karşılaştığını yeise, ümitsizliğe düşürmemesi, beşinci olarak karşılaştığından da kaçması istenir.
Çiçeğim...
Genç adam, yaşlı karı-kocanın evlerine misafir olur. 75 yaşındaki amca karısından bir bardak daha çay isterken: "Çiçeğim, bir bardak daha verir misin..?" der. Sonra da "Peteğim, şekersiz lütfen" diye ekler. Kendisine 65 yaşındaki tatlı karısının getirdiği ta...
Ebu Hanife Hazretleri'nden örnek bir davranış ....
Mezhep imamımız İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri'nin genç bir komşusu vardı. Her gece evine içkili gelir, çıkardığı gürültü ile kendisini çok rahatsız ederdi. Ebu Hanife Hazretleri, gençten hiç şikâyetçi olmaz, komşusunun haline tahammül ederdi.
Bir gün başkalarının şikâyetinden olsa gerek genci hapse attılar. Ertesi gece gencin sesini duymayan Ebu Hanife şaşırdı ve:
Takvalı Genç
Takva sahibi olmak, hayatın her döneminde güzel. Ama fırsatlar çağı gençlikte bir başka güzel. Güce, kuvvete, güzelliğe rağmen günahlardan sakınanların mükafatı ebedi mutluluk. Hayatın baharı şeytana satılmazsa, sonsuz bahar bir adım ötede.
Hz. Ömer' in (R.A.) halifeliği döneminde ibadet ehli, son derece takva sahibi bir genç vardı. Hz. Ömer' in hayret ve takdirle izlediği bu gencin kalbi, Allah ve Rasulü' nün (A.S) sevgisiyle doluydu. Vakit namazlarında cemaati kaçırmaz, namazdan çıkar çıkmaz evine döner ve ihtiyar babasının hizmetini görürdü.
TÖVBE
FAHRI ARKADASLARININ YÜZÜNDEN KÖTÜ YOLA DÜSÜP CEZAEVINE GIRER:RÜYALARI ONU RAHAT BIRAKMAZ HEP ANNESININ SESINI DUYAR
Hz. Fatıma (a.s) ve İlim Öğretmenin Değeri
İmam Hasan Askeri (a.s)’dan şöyle nakledilmiştir:
“Bir gün bir kadın, Hz. Fatıma'nın (a.s) huzuruna varıp şöyle dedi: Güçsüz bir annem vardır, namazında zor bir meseleyle karşılaştı ve o meseleyi sana sormam için beni huzurunuza gönderdi. Hz. Fatıma (a.s) o meselenin cevabını verdi. O kadın, ikinci kez başka bir mesele sordu. Hz. Fatıma yine cevabını verdi. Daha sonra üçüncü bir mesele sordu, böylece sorduğu soruların sayısı onu buldu. Hz. Fatıma de hepsine cevap verdi. Sonra o kadın sorunun çok olmasından dolayı utanıp "Sizi daha çok yormayayım" dedi.
Hz. Fatıma'nın (a.s) Çeyizi
Peygamber (s.a.a), Fatıma (a.s)’ı, Hz. Ali (a.s)’la evlendirmeye karar verince, Hz. Fatıma'ya çeyiz almak için Hz. Ali’den zırhını satmasını istedi. Hz. Ali (a.s) da zırhını çarşıya götürüp sattı ve parasını Peygamber (s.a.a)’in huzuruna takdim etti. Resulullah (s.a.a) de o parayı ashaptan bir kaçına vererek Fatıma’nın evine ve kendisine gerekli olan eşyaların almasını emretti. O parayla satın alınan eşyalar şunlardan ibaretti:
Gidene gitti gelene geldi deme!!!
Erzurum’da semer yapan bir usta varmış. Yıllardan beri kazandığı semerlerden kazandığı altınları dükkanın bir köşesinde duran eski bir semerin içinde saklarmış. Kendisi namaza gittiği bir sırada, çıraklar bu eski semeri bir kervan sahibine ucuz fiyatla vermişler. Usta dükkana dönünce çırakları ona müjde verir gibi “Usta o eski semeri sattık, çok şükür ondan kurtulduk” demişler. Çıraklara müjde olan bu haber, ustayı derinden üzmüş. Fakat derdini izhar etmemiş.
Allah´ın Hidayet Merhameti
Zünnun-ı Mısri-nin şöyle dediği rivayet edilmiştir. Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum.
Beni onun şerrinden koruması için Cenabı Hakk a sığındım. Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi. Akrep kurbağanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler. Ben de onların arkasından yürüyüp, peşlerini takip ettim.
Allah'ın sevgili kulu!!!
Allah’ın sevgili kullarından biri bir rüya görür; rüyasında kendisine şöyle denir: “Sabah olunca, karşına ilk çıkanı ye, ikinci çıkanı sakla, üçüncü çıkanın dileğini kabul et, dördüncü geleni üzme, beşinciden de kaç!” Sabah oldu; dışarı çıktı. Yola koyulup gitti. Karşısına bir dağ çıktı. Bu koca dağı görünce şaşırdı. Kendi kendine şöyle dedi: Rabbim bana bunu yememi emretti. Sonra şöyle dedi: Rabbim bana gücümün yetmeyeceği bir şeyi emretmez. Onu yemeye karar verdi. Dağa doğru yürüdü. Yaklaştıkça dağ küçüldü. Tam yaklaştığı zaman koca dağ bir lokmaya dönüşmüştü. Onu tutup yedi, baldan tatlı buldu.
Alt Kategoriler
- Dini Hikayeler
- Komik Hikayeler
- Bilim Kurgu Hikayeleri
- Sevgi Hikayeleri
- Tarihi Hikayeler
- Ilginc Hikayeler
- Basari Öyküleri
- Korku Hikayeleri
- Dostluk Hikayeleri
- ibretli Hikayeler
- Kahramanlik Hikayeleri
- Nükteler
- Hazir Cevaplar
- Ask Hikayeleri
- Türkü Hikayeleri
- SEN DE EKLE
Ana Bölümlerimiz
- Anasayfa
- Tüm Konular
- Hikayeler
- Fikralar
- Masallar
- Efsaneler
- Biyografiler
- Destanlar
- Nasihatlar
- Videolar
Hikaye Sitelerinden
- Ihya Hikayeleri
- Zehirliok Hikayeleri
- Dini Hikaye ve Kissalar
- KeskinBicak Hikayeler
- Hidayet Öyküleri
- Dini Hikayeler
- Sahabelerin Hayatlari
- Molla Cami Hikayeler
- Videolar ve Hikayeler
- Islami Kariyer Hikayeleri
sitemizde su an teknik calismalar oldugu icin bazi konu ve bölümlere ulasamaya bilirsiniz. anlayisiniz icin tesekkür ederiz. En kisa zamanda sitemizi daha da güzellestirecegiz insaallah.