Temiz » Hikayeler » Basari Öyküleri
Basari Öyküleri
Işığı Yaymak
GENÇ BİR adam orta halli bir şehirde kendi işini kurmuştu. Şehrin caddelerinden birinde, bir perakende dükkanıydı açtığı. Fakat, kendisi hem dürüst, hem de dost canlısı olduğundan; fazla kâra da tamah etmeyip dükkanındaki malları biraz ucuza sattığından kısa zamanda şehirdeki herkesin uğrak yeri haline gelmişti dükkanı. Zaman içinde dükkanının ünü o kadar yayıldı ki, civar şehirlerden olup yolu bu şehre düşen hemen herkes de ona gelip alışveriş yapmaya başlamıştı.
Bozuk Simit paralari ve cennet
Gunun son dersinin sonuna gelinmisti. Ogrenciler cikmak icin sabirsizlaniyordu. Defter ve kitaplarini cantalarina koydular. Zil calar calmaz, disari cikmak icin hazirdilar. Yalniz, Ali hazirlanmamisti.Gecikmek icin de elinden geleni yapiyordu.Nihayet zil caldi. Ogrenciler bir anda kapiya yoneldi. Ali, yerinden kalkmadi. Agir agir esyasini topladi. Bir yandan goz ucuyla ogretmenine bakiyor, bir yandan da arkadaslarinin gitmesini bekliyordu.
Ogretmeni, onun bu hâlini fark etti:
- Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?
Ali, son arkadasinin da ciktigini gorunce cevap verdi:
- Sizinle konusmak istiyordum ogretmenim.
- Peki, dedi ogretmeni. Ne soyleyeceksin bakalim?
Ressam
Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş. Ve onu "Renklerin Ustası" anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da; kısaca Ranga Guru derlermiş.
Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş. Ranga Guru ise; “Sen artık ressam sayılırsın Racaçi. Artık senin resmini halk değerlendirecek” diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş.
Kurbağa
Günlerden bir gün kurbağaların yarışı varmış. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Kurbağalar da arkadaşlarını seyretmek için toplanmışlar.
Yarış başlamış. Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarışmacıların kulenin tepesine çıkacağına inanmıyormuş Sadece şu sesler duyulabiliyormuş:
Hangisi Kazanacak?
Cherokee kabilesinin yaslilarindan biri torunlarina egitim
veriyordu.
Onlara dedi ki: içimde bir savas var.
Korkunç bir savas.
iki kurt arasinda:
Bu kurtlardan birisi;
HOCAM BEN NASIL KAZANDIM?
10 YAŞINDAYDI VE EVİN TEK ÇOCUĞU İDİ. HEDEFİNİ DAHA KÜÇÜKKEN BELİRLEMİŞTİ. JUDOCU OLACAKTI. AİLESİ DE FİKRİNE DESTEK ÇIKIYORDU. EN İYİ JUDO HOCASINDAN DERS ALAMAYA BAŞLAMIŞTI Kİ... BEKLENMEYEN BİRŞEY OLDU...
Denizden gelen haber
Benim böyle bir arkadaşım var. Dün akşam beynimde gülle gibi oturmuş bir sıkıntıyla ona telefon ettim:
“Hemen bize gel,” dedi. “Eşim uyuyor, ben de kendime kahve pişiriyordum.”
Kalkıp ona gittim. Onunla geçen bir saatten sonra, onunla her görüşmemden sonra olduğu gibi, kendimi daha iyi hissediyordum. Derdim yine olduğu yerde duruyordu ama, eski korkunçluğunu yitirmişti. Sallanan iskemlesine oturup hiç konuşmadan can kulağıyla sizi, sıkıntınızı dinleyen Ken’in yanında rahatlamamaya imkân var mıydı ki...
“Ken” dedim. “İnsanın kafasındaki sorunları çözmekte üstüne yok. Bunu nasıl başarıyorsun?”
Gözlerinden başlayarak bütün yüzüne yayılan bir gülümsemesi vardı.
“Vallahi” dedi, “senden yaşlı olduğum için daha tecrübeliyim de ondan.”
Hayır mânâsında başımı salladım:
Kenar Mahalle
Bir profesör sosyoloji sınıfındaki öğrencilerini Baltimore şehrinin kenar mahallelerine göndermiş ve o bölgede yaşayan 200 erkek çocuğunun durumlarını araştırmaları ve her bir çocuğun geleceği hakkında bir değerlendirme yapmalarını istemişti.Öğrenciler, hemen hepsi bu çocukların gelecekte hiçbir şanslarının olmadığını dile getirmişlerdir.
Bundan tam yirmi beş yıl sonra bir başka sosyoloji profesörü tesadüfen bu çalışmayı buldu ve öğrencilerden bu projeyi sürdürmeleri ve aynı çocuklara ne olduğunu araştırmalarını istedi.
Öğrenciler o bölgeden taşınan yada ölen 20 çocuk dışındaki 180 çocuktan 176’sının olağanüstü bir başarı gösterip avukat doktor yada iş adamı olduklarını ortaya çıkardılar Profesör çok etkilenmişti ve bu konuyu izlemeye karar verdi. Birer yetişkin olan o çocukların hepsi o bölgede yaşadıkları için her biriyle buluşma şansı oldu “o koşullarda nasıl bu kadar başarılı oldunuz?” sorusuna verdiği cevap hep aynıydı…
mahalle okulunda bir öğretmenimiz vardı onun sayesinde
Profesör bu öğretmen i çok merak etmişti hala hayatta olduğunu öğrendiği yaşlı öğretmenin izini bulması zor olmadı kendisini ziyaret etmek için evine kadar gitti. Karşısında yılların yüzüne eklediği kırışıklara rağmen hala dinç duran bir yaşlı kadın buldu.
Merakla yaşlı kadına bu çocukları kenar mahallelerden kurtarıp başarılı birer yetişkin olmalarını sağlamak için kullandığı sihirli formülün ne olduğunu sordu.”Yaşlı öğretmenin gözleri parladı ve dudaklarının kenarında bir gülümseme belirdi: “çok basit” dedi
BEN O ÇOÇUKLARI ÇOK SEVDİM
Alt Kategoriler
- Dini Hikayeler
- Komik Hikayeler
- Bilim Kurgu Hikayeleri
- Sevgi Hikayeleri
- Tarihi Hikayeler
- Ilginc Hikayeler
- Basari Öyküleri
- Korku Hikayeleri
- Dostluk Hikayeleri
- ibretli Hikayeler
- Kahramanlik Hikayeleri
- Nükteler
- Hazir Cevaplar
- Ask Hikayeleri
- Türkü Hikayeleri
- SEN DE EKLE
Ana Bölümlerimiz
- Anasayfa
- Tüm Konular
- Hikayeler
- Fikralar
- Masallar
- Efsaneler
- Biyografiler
- Destanlar
- Nasihatlar
- Videolar
Hikaye Sitelerinden
- Ihya Hikayeleri
- Zehirliok Hikayeleri
- Dini Hikaye ve Kissalar
- KeskinBicak Hikayeler
- Hidayet Öyküleri
- Dini Hikayeler
- Sahabelerin Hayatlari
- Molla Cami Hikayeler
- Videolar ve Hikayeler
- Islami Kariyer Hikayeleri
sitemizde su an teknik calismalar oldugu icin bazi konu ve bölümlere ulasamaya bilirsiniz. anlayisiniz icin tesekkür ederiz. En kisa zamanda sitemizi daha da güzellestirecegiz insaallah.